News-1

Sıcak Bölgeler

Halid Meşal: Kendi Kaderimizi Tayin İçin Direnmeye Devam Edeceğiz

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu Halid Meşal, Doha’da katıldığı 17. El Cezire Forumu’nda Gazze’de “soykırım savaşı”nın durduğunu ancak İsrail işgal rejiminin Gazze ve Batı Şeria’daki ihlal ve saldırılarının sürdüğünü söyledi. Meşal, “dış vesayet” ve “yabancı yönetim” modellerini reddettiklerini vurgulayarak, Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkı için direnmeye devam edeceklerini belirtti.

Eklenme: 09.02.2026 17:37
Bu Haberi
Paylaş

Gazze’de ateşkes sürecine rağmen acıların bitmediğini söyleyen Halid Meşal, İsrail işgal rejiminin saldırı ve ihlallerinin devam ettiğini ifade etti. Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 17. El Cezire Forumu’nun ikinci günündeki özel oturumda konuşan Meşal, hem Gazze’nin geleceği hem de Filistin meselesinin kalıcı çözümü konusunda kapsamlı mesajlar verdi.

“SOYKIRIM SAVAŞI DURDU AMA İHLALLER BİTMEDİ”

Meşal, Gazze’de “soykırım savaşı” olarak nitelediği sürecin durduğunu ancak ateşkesin sahada gerçek bir güvenlik ve insani rahatlama üretmediğini savundu. “Gazze’de acılar ve ihlaller sona ermedi. Batı Şeria’da da işgal rejiminin baskıları ve ihlalleri sürüyor. Ateşkese rağmen saldırılar devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“GAZZE HALKININDIR, FİLİSTİN FİLİSTİNLİLERİNDİR”

Gazze’nin geleceğine dair olası yönetim modellerine de değinen Meşal, dış vesayet veya yabancı yönetim anlayışını kabul etmeyeceklerini söyledi. Gazze’nin Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Meşal, “Gazze halkınındır, Filistin Filistinlilerindir; kendi kaderimizi kendimiz tayin etmek istiyoruz” dedi.

SİYASİ HAREKETLİLİK VE “KALICI ÇÖZÜM” VURGUSU

Hamas ve diğer Filistinli grupların, Gazze’nin yeniden imarı ve sahadaki sorunlara çözüm bulunması için geniş çaplı bir siyasi hareketlilik içinde olduğunu belirten Meşal, Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunması gerektiğini söyledi. Filistin devletinin tanınmasının “olumlu bir adım” olduğunu dile getiren Meşal, bunun tek başına yeterli olmayacağını; İsrail işgal rejiminin durdurulması için uluslararası kamuoyunun daha “özenli ve kararlı” bir tutum sergilemesi gerektiğini savundu.

“AKSA TUFANI GÜNDEMİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRDİ”

Meşal, 7 Ekim 2023’te başlayan ve “Aksa Tufanı” olarak adlandırdıkları sürecin Filistin meselesini yeniden bölgesel ve uluslararası gündemin üst sıralarına taşıdığını ileri sürdü. “Filistin davasını aşmak artık mümkün değil; çözüm bir zorunluluk haline geldi” diyerek, küresel ilginin yeniden Filistin’e yöneldiğini söyledi.

“SİLAHSIZLANDIRMA” TARTIŞMALARINA TEPKİ

Hamas’ın silahsızlandırılması yönündeki çağrılara da değinen Meşal, işgal altında silahsızlanmanın Filistin halkını savunmasız bırakacağını ifade etti. Meşal, “paradoks” olarak nitelendirdiği bir tabloya işaret ederek, “İşgal altındaki Filistin halkı silahsızlandırılmak istenirken, Gazze’de bazı çete ve milislerin silahları meşrulaştırılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

YENİDEN İMAR VE İNSANİ YARDIMLAR İÇİN “SÜRDÜRÜLEBİLİR ORTAM” ÇAĞRISI

Gazze’nin yeniden imarı ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılabilmesi için çatışmaların yeniden başlamasını engelleyecek bir ortamın kurulması gerektiğini söyleyen Meşal, ateşkesin “kâğıt üzerinde” kalmaması gerektiğini vurguladı. Yardımların sürdürülebilirliği ve yeniden inşa süreçlerinin güvence altına alınması gerektiğini kaydetti.

“TÜRKİYE, KATAR VE MISIR’IN ARABULUCULUĞU ÖNEMLİ”

Meşal, Türkiye, Katar ve Mısır’ın arabulucu rollerine dikkat çekerek bu çabaları takdir ettiklerini söyledi. Doha yönetiminin arabuluculuk girişimlerini “önemli ve onurlu” olarak nitelendiren Meşal, diplomatik çabaların sahada somut sonuç üretmesi gerektiğini ifade etti.

“ÜNİVERSİTELER VE SOSYAL MEDYADA DÖNÜŞÜM VAR”

Uluslararası kamuoyunda İsrail işgal rejimine yönelik tepkilerin arttığını savunan Meşal, özellikle üniversiteler ve sosyal medya platformlarında belirgin bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Bu dönüşümün, küresel vicdan ve kamuoyu baskısını büyüttüğünü belirtti.

“İŞGAL REJİMİ BÖLGE İÇİN VAROLUŞSAL TEHDİT”

Meşal, İsrail işgal rejiminin yalnızca Filistin’i hedef almadığını, tüm bölge için tehdit oluşturduğunu ileri sürdü. İslam dünyasının “bir ve bütün” hareket etmesi gerektiğini söyleyen Meşal, Batı Şeria’daki işgal adımlarının Ürdün için büyük bir tehdit oluşturduğunu; Suriye’ye yönelik müdahale arayışlarının da bölgesel istikrarsızlığı derinleştireceğini iddia etti.

“KENDİ KADERİMİZİ TAYİN İÇİN DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Konuşmasının sonunda Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını yeniden vurgulayan Meşal, “Adil bir davanın sahibiyiz; Filistin halkının kendi kaderini tayin için direnmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.