Sudan’ın Kuzey Darfur eyaletinde el-Faşir’in güneybatısındaki Şala Hapishanesi’nde, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) kontrolü altında tutulan siviller arasında son iki ayda 300’den fazla kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Yerel kaynaklar, hapishanede en az 9 bin sivilin ağır koşullarda bulunduğunu ve kolera salgını nedeniyle haftalık can kayıplarının arttığını aktarıyor.
Eklenme: 10.02.2026 16:45Sudan’da iç savaşın en ağır insani tablolarından biri Kuzey Darfur’da ortaya çıkıyor. Yerel kaynakların aktardığı bilgilere göre, el-Faşir’in güneybatısında bulunan Şala Hapishanesinin, HDK kontrolünde neredeyse morga döndüğü öne sürüldü. Temel sağlık koşullarının çökmesi, asgari tıbbi yardımın engellenmesi ve kolera salgını iddiaları, tesiste tutulan binlerce sivili ölümle yüz yüze bırakıyor.
Yerel bir grubun açıklamasına göre, Şala Hapishanesi’nde son iki ay içinde 300’ün üzerinde kişi yaşamını yitirdi. Ölümlerin, kötüleşen barınma ve hijyen şartları ile tıbbi müdahalenin sağlanmamasından kaynaklandığı belirtiliyor. Hapishanenin Ekim ayının sonlarından bu yana HDK kontrolünde olduğu ifade ediliyor.
Kaynaklar, Şala Hapishanesi’nde en az 9 bin sivilin bulunduğunu; bu kişilerin kalabalık koğuşlarda, yetersiz gıda ve temiz suya erişim olmadan tutulduğunu öne sürüyor. “Ağır” koşullar ifadesi, hapishanedeki yaşamın temel insani standartların altına düştüğüne işaret ediyor.
Şala Hapishanesi’nin aynı zamanda büyük bir kolera salgınının merkezi haline geldiği bildiriliyor. Yerel aktarımlara göre salgın nedeniyle haftada 10 kişiye kadar ölüm yaşanabiliyor. Salgın riskinin, hijyen eksikliği ve sağlık hizmetine erişim sıkıntısı nedeniyle daha da büyüdüğü vurgulanıyor.

Gönüllülerce yürütülen “Halk Direnişi” adlı grup, kötü sağlık koşullarının şiddetli enfeksiyon yayılımlarına yol açtığını, özellikle bombardıman nedeniyle yaralanan sivillerin tedavi edilmeden bırakıldığını ileri sürüyor. Bu durumun hem ölüm oranlarını artırdığı hem de salgınların yayılmasını hızlandırdığı ifade ediliyor.
Hapishaneye ilişkin en sarsıcı iddialardan biri, hayatını kaybeden tutukluların cenazelerinin zaman zaman hücrelerde, hayatta kalanlarla birlikte bırakıldığı yönünde. Bu iddia, hem psikolojik travmayı derinleştiren hem de bulaşıcı hastalık riskini büyüten bir tabloya işaret ediyor.

Şala Hapishanesi’ndeki iddia edilen ölümler ve kötü muamele, HDK mensuplarına atfedilen daha geniş bir ağır insan hakları ihlalleri zincirinin parçası olarak aktarılıyor. İddialar arasında, bir üniversite yurdunda “düşman gruba mensup oldukları” gerekçesiyle 15 kişinin infaz edildiği bilgisi de yer alıyor.
El-Faşir’in, 550 günü aşan kuşatmanın ardından Ekim ayında HDK tarafından ele geçirildiği belirtiliyor. Saha raporlarında şehrin büyük ölçüde tahrip olduğu ve “az sayıda sivilin kaldığı” ifade ediliyor. Kentten kaçmayı başaranların anlatımlarında ise sivillere yönelik infaz, cinsel saldırı ve yağma gibi ağır suç iddiaları bulunuyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın (WFP) değerlendirmesine göre, el-Faşir’de çatışmalar öncesi yaklaşık 260 bin kişi yaşıyordu. Ancak Aralık ayı itibarıyla şehirde 70 bin ila 100 bin kişi arasında, “içeride sıkışıp kalmış olabilecek” bir nüfus bulunduğu belirtiliyor. Bu tablo, Kuzey Darfur’daki insani krizin hem hapishane duvarlarının içinde hem de şehir genelinde derinleştiğini gösteriyor.