News-1

Sıcak Bölgeler

İsrail, Batı Şeria'yı "Devlet Arazisi" İlan Etti

İsrail işgal rejimi, işgal altındaki Batı Şeria’da tek taraflı “arazi kayıt süreci” başlatarak Filistinlilere ait toprakların gasbını tapu ve tescil yoluyla kalıcılaştıracak kararı onayladı. Filistin yönetimi kararı “hukuken geçersiz” ilan ederken; Türkiye, Katar ve Mısır’dan peş peşe kınama geldi. Sahada ise ramazan öncesi toplu alıkoymalar, yerleşimci baskınları ve saldırılar artıyor.

Eklenme: 16.02.2026 10:49
Bu Haberi
Paylaş

İsrail işgal rejimi, 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria’da ilk kez geniş kapsamlı bir “tapu kayıt/tescil” hamlesine giderek, özel mülkiyet olduğu kanıtlanamayan arazileri “kamu arazisi/devlet arazisi” statüsüne dönüştürmeyi hedefleyen kararı onayladı. Tel Aviv’in “arazi kayıt süreci” adıyla duyurduğu adımın, Filistinlilerin topraklarına el koymayı hızlandıracağı, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesine ve bölgenin sistematik biçimde Yahudileştirilmesine zemin hazırlayacağı belirtiliyor.

Kararın Oslo düzenlemeleri kapsamındaki C Bölgesi’nden başlaması ve 2030’a kadar kademeli genişlemesi planlanırken; Filistin tarafı bunu ilhakın fiili başlangıcı olarak görüyor. Diplomatik cephede kınamalar yükselirken, sahada ramazan öncesi baskınlar, gözaltılar ve yerleşimci şiddeti tırmanıyor.

“ARAZİ KAYIT SÜRECİ” İLE İŞGAL TAPUYA BAĞLANIYOR

İsrail basınında yer alan bilgilere göre karar; Adalet Bakanı Yariv Levin, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın önerisiyle hükümetten geçti. Onaylanan düzenleme, Batı Şeria’nın 1967’de işgal edilmesinden sonra ilk kez, İsrail işgal rejiminin ve Filistin topraklarını gasbeden yerleşimcilerin “tapu kayıt” süreçlerini tek taraflı biçimde yürütmesinin önünü açıyor.

Karar kapsamında, özel mülkiyet olduğu “ispatlanamayan” arazilerin “devlet arazisi/kamu arazisi” statüsüne geçirilmesi öngörülüyor. Bu yöntemle Filistinlilere ait toprakların, idari karar ve kayıt işlemleri üzerinden el değiştirmesi kolaylaştırılırken; yasa dışı yerleşimlerin büyütülmesi, yeni yerleşim birimlerinin kurulması ve Filistinlilerin yaşam alanlarının parçalanması riskinin artacağı vurgulanıyor.

C BÖLGESİ HEDEFTE: 2030’A KADAR KADEMELİ GENİŞLEME PLANI

Israel Hayom’un aktardığı çerçeveye göre ilk aşama, Oslo Anlaşmaları’na göre İsrail askeri yönetiminin idare ettiği C Bölgesi’ni kapsıyor. C Bölgesi, Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 61’ine karşılık geliyor. Planlamada, 2030 yılına kadar C Bölgesi’ndeki toprakların yüzde 15’inde kademeli düzenleme hedefi öne çıkarken; tüm tapu kayıtlarının tamamlanmasının onlarca yıl sürebileceği değerlendirmesi yapılıyor.

Bu başlık, kararın “kısa vadeli teknik düzenleme” değil; uzun soluklu bir egemenlik dayatması ve fiili ilhak altyapısı olarak yorumlanmasına yol açıyor.

FİLİSTİN DIŞİŞLERİ: HUKUKEN GEÇERSİZ, İLHAKIN FİİLİ BAŞLANGICI

Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail işgal rejiminin tek taraflı arazi kayıt süreci kararını “hukuken geçersiz” olarak nitelendirdi. Açıklamada, özel mülkiyet olmayan arazilerin “kamu arazisine” dönüştürülmesinin yerleşim ve ilhak suçunu meşrulaştırdığı, Filistin topraklarına el koymayı ve yasa dışı yerleşimleri genişletmeyi kolaylaştıracak yolların açıldığı ifade edildi.

Bakanlık, kararın ilhak sürecinin fiili başlangıcına işaret ettiğini, iki devletli çözümün zeminini zayıflattığını ve uluslararası hukuk düzenine açık bir meydan okuma anlamına geldiğini belirterek; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplumu “caydırıcı ve acil adımlar” atmaya çağırdı.

FKÖ’DEN UCM VURGUSU: FİLİSTİNLİLERİN KAYIT HAKKI ENGELLENİYOR

FKÖ’ye bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Müeyyed Şaban, kararın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı yerleşimi derinleştireceğini söyledi. Şaban, kararın amaçlarından birinin Filistinlilerin arazilerini kaydetmesini engellemek ve Filistin yönetiminin önceki yıllarda yaptığı kayıtları geçersiz kılmak olduğunu belirtti. Bu nedenle konunun Uluslararası Ceza Mahkemesi gündemine taşınması gerektiğini dile getirdi.

TÜRKİYE: HÜKÜMSÜZ, ZORLA YERİNDEN ETMEYİ HIZLANDIRIR

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrail işgal rejiminin Batı Şeria’da egemenlik dayatmayı ve yerleşimleri genişletmeyi hedefleyen arazi tescili kararını “en güçlü biçimde” kınadı. Açıklamada, Filistin halkını yurdundan zorla yerinden etmeyi ve yasa dışı ilhak adımlarını hızlandırmayı amaçlayan bu hamlenin uluslararası hukukun açık ihlali olduğu ve “hükümsüz” sayıldığı vurgulandı.

Türkiye, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti hedefini desteklemeyi sürdüreceğini belirtirken, uluslararası topluma da fiili durum dayatmalarına karşı kararlı duruş çağrısı yaptı.

KATAR VE MISIR: TEHLİKELİ, CİDDİ SONUÇLAR DOĞURUR”

Katar Dışişleri Bakanlığı, kararın Filistin halkını haklarından mahrum bırakmaya yönelik yasa dışı planların devamı olduğunu belirterek, uluslararası toplumu İsrail işgal rejimine baskı yapmaya ve uygulamayı durdurmaya çağırdı. Açıklamada iki devletli çözüme bağlılık vurgusu öne çıktı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı ise kararı “tehlikeli ve yasa dışı bir tırmanış” olarak tanımladı. Kahire, bunun Filistin toprakları üzerindeki kontrolü pekiştirmeyi hedeflediğini, uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk ile ilgili Güvenlik Konseyi kararlarının açık ihlali niteliği taşıdığını kaydederek, tek taraflı adımların bölgesel istikrarsızlığı derinleştireceği uyarısı yaptı.

RAMAZAN ÖNCESİ BASKI ARTIYOR

İsrail işgal güçleri, ramazan öncesinde Batı Şeria’da “gerginlik” gerekçesiyle Filistinlilere dönük kapsamlı alıkoyma faaliyetlerini genişletti. Bölgedeki yollarda ve Filistin toprakları gasbedilerek kurulan yasa dışı yerleşimlerde güvenlik tedbirleri artırılırken; Mescid-i Aksa’da ibadet için Kudüs’e geçişler üzerinde de daha sıkı kontrol planları gündeme geldi.

Öte yandan işgal güçleri, Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı’nda 24 saatlik bir tatbikat düzenledi. Tatbikatın, farklı cephe senaryoları ve uzun süreli çatışma ihtimallerine dönük hazırlık başlıkları içerdiği aktarıldı.

SİYONİST BASKINLAR VE ŞİDDET

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kentinde bir okula, radikal Siyonist milletvekili Tzvi Tzukot ile beraberindeki silahlı istilacıların baskın düzenlediği bildirildi. Ders saatlerinde gerçekleşen baskında okulda çekim yapıldığı ve öğretmenlerin tehdit edildiği aktarıldı. Filistin Eğitim Bakanlığı, bu tür eylemlerin eğitim hakkını ve okul güvenliğini hedef aldığını belirterek uluslararası topluma çağrıda bulundu.

FKÖ’ye bağlı ilgili kurum verilerine göre, yalnızca ocak ayı boyunca Filistinlilere ve topraklarına yönelik binlerce saldırı kayda geçtiği; şiddet, ağaç sökme, tarım alanlarının tahribi, erişim engelleri ve yıkımların arttığı, çok sayıda Filistinli ailenin göçe zorlandığı bildirildi.