Donald Trump yönetiminin Gazze’de kurmayı planladığı yeni “polis/güvenlik gücü” için Hamas karşıtı aşiret ve çete yapılanmalarından personel devşirmeyi hedeflediği öne sürüldü. İşgal rejimi de bu plana destek veriyor ve savaşın başından beri Gazze’deki Hamas karşıtı grupları silahlandırıyor. Plan, Batılı müttefiklerde “suç örgütleriyle güvenlik mimarisi kuruluyor” endişesini artırdı.
Eklenme: 19.02.2026 11:48Gazze’nin savaş sonrası güvenlik mimarisine dair tartışmalar yeni bir iddiayla derinleşti. Trump yönetiminin, Gazze’de oluşturulacak yeni polis gücüne Hamas karşıtı aşiretlerden ve çete yapılarından eleman kazandırmayı planladığı, bu çerçevede işgal rejiminin de sürece destek verdiği belirtildi. Söz konusu grupların bir kısmı organize suç, adam kaçırma ve yardım kamyonlarını yağmalama gibi olaylarla anılıyor. Ayrıca bazı unsurların DEAŞ’la irtibatlı olabileceği iddiası, planın uluslararası alanda daha da tartışmalı hale gelmesine yol açtı.
Trump’ın damadı Jared Kushner’ın ateşkes ve yeniden inşa planını ilerletmede kritik rol oynadığı, Hamas’ın silah bırakmaması ihtimaline karşı da Filistinlilerin geçici “güvenli bölgeler”e yönlendirilmesini öngören ayrı bir senaryonun gündemde olduğu belirtiliyor.
İddialara göre Trump yönetimi, Gazze’de kurulması planlanan yeni güvenlik/polis gücüne Hamas karşıtı aşiretlerden personel devşirmeyi hedefliyor. Bu planın, Trump’ın Gazze savaşını sonlandırma girişimi kapsamında İsrail’de kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi’nde (CMCC) aralık ayında değerlendirmeye alındığı da öne sürülüyor.

Haberde yer alan iddiaya göre işgal rejimi, Gazze Şeridi’ndeki Hamas karşıtı grupları savaşın başından beri silahlandırıyor. Bu durum, Gazze’de güvenlik yapılandırmasının yerel meşruiyet yerine silahlı ağlar üzerinden kurgulandığı eleştirilerini güçlendiriyor.
Organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olduğu öne sürülen aşiret/çete unsurlarının “polis gücü”ne dahil edilmesi fikrinin Batılı müttefiklerde ciddi rahatsızlık oluşturduğu belirtiliyor. İddiaya göre özellikle Birleşik Krallık ve Fransa bu hamleye karşı çıkıyor.

Adının açıklanmaması şartıyla konuşan bir Batılı yetkilinin, “Bu saçmalık; aşiretler hem suç örgütü hem de işgal rejimi tarafından destekleniyor” şeklinde tepki verdiği aktarılıyor.
Haberde, söz konusu aşiret üyelerinin Gazze’de cinayet, adam kaçırma ve yardım kamyonlarını yağmalama gibi suçlara karıştığı iddia ediliyor. Ayrıca büyük aşiretlerden en az ikisinin üyeleri arasında DEAŞ saflarında savaşmış ya da örgüte bağlılık yemini etmiş kişilerin bulunduğu öne sürülüyor. Bu iddialar, planın “istikrar” değil, yeni bir düzensizlik alanı üretebileceği endişesini artırıyor.
Trump’ın damadı Jared Kushner’ın, Beyaz Saray’ın ateşkes ve Gazze’nin yeniden inşası planını ilerletme çabalarında kilit rol oynadığı ifade ediliyor. İddiaya göre Kushner, Hamas’ın silah bırakmaması ihtimaline karşı Filistinlilerin Hamas kontrolündeki alanlardan uzaklaştırılması amacıyla bir planı devreye sokmayı hedefliyor. Buna göre Filistinliler, işgal güçlerinin kontrolündeki bölgelerde kurulacak geçici “güvenli” yerleşim alanlarına yönlendirilecek.
İlk yerleşimin Refah’ta, Hamas karşıtı aşiretlerden “Halk Güçleri”nin etkili olduğu bölgede inşa edildiği ileri sürülürken; bu yapının eski lideri Yasir Ebu Şebab’ın öldürüldüğünün aralık ayında açıklandığı, grubun başına Gassan Dahini’nin geçtiği iddia ediliyor.

Haberde, Gazze’de kurulacak yeni polis gücünün başına Hamas karşıtı çete liderlerinden Hüsam Astal’ın getirilebileceği de iddia ediliyor.

Astal’ın daha önce “Hamas’tan arındırılmış yeni Gazze” söylemini kullandığı belirtiliyor. Bu ihtimal, Gazze’nin güvenlik düzeninin toplumsal mutabakat yerine silahlı gruplar üzerinden inşa edileceği kaygılarını daha da büyütüyor.