Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin durması ve Katar LNG sevkiyatlarının aksaması, Avrupa’da gaz fiyatlarını tek günde %22’nin üzerine taşıdı. Depolardaki düşük doluluk oranı krizi derinleştiriyor.
Eklenme: 02.03.2026 15:28Ortadoğu’da artan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, küresel enerji akışında ciddi bir kırılmaya yol açtı. İran’ın boğaz geçişlerini yasakladığı yönündeki açıklamaların ardından Avrupa enerji piyasalarında sert fiyat hareketleri görüldü. Küresel petrol ve LNG taşımacılığının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz’de tanker trafiğinin durması, özellikle Avrupa’yı doğrudan etkiledi.
Avrupa’nın referans doğalgaz piyasası olan Hollanda merkezli TTF kontratları haftaya sert yükselişle başladı. Cuma günü megavatsaat başına 31,95 eurodan kapanan nisan vadeli kontratlar, yeni haftada %22,6 artışla 39,17 euro seviyesine çıktı. Bu artış, son 2,5 yılın en büyük günlük sıçraması olarak kayıtlara geçti.
İngiltere’de gaz fiyatları da benzer şekilde yükselerek %24 artış gösterdi. Piyasalar, enerji arzında kalıcı bir kesinti ihtimalini fiyatlamaya başladı.
Avrupa açısından en hassas başlık ise Katar kaynaklı LNG arzı. Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğalgaz ihtiyacının yaklaşık %15’ini karşılayan Katar’ın sevkiyatlarının tamamı Hürmüz Boğazı üzerinden yapılıyor. Boğazdaki tıkanıklığın uzaması halinde Avrupa’nın alternatif kaynak bulmakta zorlanabileceği değerlendiriliyor.

AB genelinde doğalgaz depolarındaki doluluk oranının %30’un altına gerilemesi, krizin etkisini artırıyor. Almanya ve Fransa’da depo seviyelerinin yaklaşık %21 bandında olması, enerji güvenliği konusunu yeniden ön plana taşıdı. Uzmanlar, mevcut stok seviyelerinin Avrupa’yı dış kaynaklı şoklara karşı daha kırılgan hale getirdiğini belirtiyor.
Piyasa analistlerine göre Hürmüz Boğazı’ndaki krizin bir haftadan uzun sürmesi durumunda TTF fiyatlarının 50 euro seviyesini aşması mümkün. Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, mevcut tabloyu “Ortadoğu enerji arzı açısından son yılların en ciddi tehdidi” olarak değerlendiriyor.
Olası bir uzun süreli arz kesintisinin yalnızca hane halkı ısınma giderlerini değil, sanayi üretimini, elektrik fiyatlarını ve genel enflasyon görünümünü de doğrudan etkilemesi bekleniyor. Avrupa’da enerji krizi ihtimali yeniden güçlü bir senaryo olarak masaya dönmüş durumda.