ABD merkezli CNN’in haberine göre Washington yönetimi, İran’da rejim karşıtı bir ayaklanmayı tetiklemek amacıyla İranlı Kürt muhalif grupları silahlandırma planları üzerinde çalışıyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla birlikte bölgedeki gerilim artarken, İran’ın batısında yeni bir cephe oluşturulabileceği iddiaları gündeme geldi.
Eklenme: 04.03.2026 12:09ABD merkezli medya kuruluşu CNN, Amerikan yönetiminin İran’daki siyasi dengeleri değiştirmek amacıyla İranlı Kürt muhalif gruplarla temas yürüttüğünü ve bu grupları silahlandırma seçeneklerini değerlendirdiğini öne sürdü. Haberde, ABD istihbarat kurumlarının İran’da iç karışıklık çıkarabilecek senaryolar üzerinde çalıştığı iddia edildi.
Kaynaklara göre Washington yönetimi, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde bulunan İranlı Kürt muhalif temsilcilerle askeri destek ve koordinasyon konularında görüşmeler yürütüyor. Bu temasların amacı olarak İran içinde rejim karşıtı bir ayaklanma zemini oluşturmak gösteriliyor.
CNN’e konuşan bazı kaynaklar, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın İran’daki planlarının bir parçası olarak Kürt muhalif gruplarla temas kurduğunu iddia etti. Haberde, İran’ın batısında faaliyet gösteren bazı silahlı Kürt grupların çeşitli eylemler planladığı ve bu grupların ABD ile İsrail’den destek beklediği ileri sürüldü.
Irak-İran sınır hattında konuşlanan bazı İranlı Kürt silahlı grupların olası bir kara operasyonu için hazırlık yaptığı da iddialar arasında yer aldı. Üst düzey İranlı Kürt kaynaklar, mevcut bölgesel konjonktürde İran’ın batısında askeri faaliyetlerin artabileceğini savundu.

Eski Pentagon yetkilisi ve CNN ulusal güvenlik analisti Alex Plitsas, ABD’nin İran’daki iç dinamikleri hızlandırmaya çalıştığını öne sürdü. Plitsas, İran toplumunun büyük ölçüde silahsız olduğunu belirterek, dış destek olmadan rejime karşı geniş çaplı bir ayaklanmanın zor olacağını ifade etti.
Plitsas’a göre dış aktörlerin Kürt grupları silahlandırması, İran’daki rejim karşıtı hareketlerin hız kazanmasına yol açabilir.
Haberde dikkat çeken bir diğer iddia ise İran’ın batısında bir “tampon bölge” oluşturulması ihtimali oldu. Kaynaklara göre bazı çevrelerde, Kürt güçlerinin İran topraklarında belirli bir alanı kontrol altına almasının İsrail açısından stratejik bir tampon bölge oluşturup oluşturamayacağı tartışılıyor.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde İran’ın batı sınırlarında yeni bir güvenlik hattı ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.
Bölgedeki askeri gerilim, İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı ve “Aslan Kükremesi” adı verilen operasyonla yeni bir aşamaya geçti. ABD Başkanı Donald Trump, daha sonra yaptığı açıklamada ABD’nin de saldırılara katıldığını ve operasyonun “Epik Öfke” adıyla yürütüldüğünü duyurdu.
ABD yönetimi, operasyonların İran yönetiminin oluşturduğu tehditleri ortadan kaldırmayı hedeflediğini açıkladı.
İran ise bu saldırılara karşılık olarak İsrail’e ve bölgedeki ABD üslerine misilleme saldırıları başlattı. Bu saldırıların Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün’deki bazı askeri hedefleri kapsadığı bildirildi.
İran’ın misilleme adımlarından biri de küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı kapatması oldu. Bu gelişme petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz fiyatlarında küresel çapta yükselişe neden oldu.
Çatışmalar sırasında İran’da üst düzey askeri ve siyasi kayıplar yaşandığı bildirildi. İran Kızılayı, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 3 Mart itibarıyla 787’ye ulaştığını açıkladı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise çatışmalarda altı Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
Bölgede karşılıklı saldırıların sürmesi, Orta Doğu’daki güvenlik dengelerini ve İran çevresindeki jeopolitik rekabeti daha da derinleştiriyor. Uzmanlara göre İran’ın batısında yeni bir cephe açılması ihtimali, bölgesel kriz riskini daha da artırabilir.