Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi’nin İran’ın nükleer silah programına dair açıklamaları, geçmişte Irak’ta “kimyasal silah” iddialarıyla başlatılan müdahaleleri yeniden gündeme taşıdı. Grossi, İran’da nükleer silah üretimine yönelik yapılandırılmış bir program tespit edilmediğini belirtirken, bazı ülkelerin siyasi değerlendirmelerinin farklı olabileceğini söyledi.
Eklenme: 04.03.2026 15:23Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi, İran’ın nükleer programına ilişkin yaptığı açıklamada, Tahran’ın nükleer silah üretmek için yapılandırılmış bir programa sahip olduğuna dair bir bulgu bulunmadığını ifade etti.
Grossi, İran’ın nükleer faaliyetleriyle ilgili değerlendirmesinde, bazı ülkelerin farklı istihbarat veya siyasi değerlendirmelere sahip olabileceğini ancak bunların doğruluğunu teyit etmenin kendi görevi olmadığını belirtti.
Grossi’nin bu sözleri, Orta Doğu’da son dönemde artan gerilim ve İran’a yönelik askeri operasyon tartışmaları sürerken uluslararası kamuoyunda dikkat çekti.
UAEA Başkanı Grossi, yaptığı açıklamada İran’ın nükleer faaliyetlerinin izlenmeye devam ettiğini vurguladı. Ancak mevcut verilere göre İran’ın nükleer silah üretmek için yapılandırılmış bir programa sahip olduğuna dair somut bir kanıt bulunmadığını dile getirdi.

Grossi, bazı ülkelerin farklı değerlendirmeler yapabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İran’da nükleer silah üretmek için yapılandırılmış bir program görmüyoruz. Bazı ülkelerin farklı bilgileri veya siyasi değerlendirmeleri olabilir. Bunları doğrulamak ya da yalanlamak benim görevim değil.”
Bu açıklama, özellikle ABD ve İsrail’in İran’ın nükleer programına ilişkin iddialarıyla çelişen bir değerlendirme olarak yorumlandı.
Grossi’nin açıklamaları, 2003 yılında Irak’ın işgaline gerekçe olarak gösterilen “kimyasal silah” iddialarını yeniden gündeme taşıdı. ABD ve İngiltere, dönemin Irak lideri Saddam Hüseyin yönetiminin kitle imha silahlarına sahip olduğunu ileri sürerek askeri müdahaleyi meşrulaştırmaya çalışmıştı.
ABD yönetimi, Irak’ta kimyasal ve biyolojik silah stoklarının bulunduğunu ve bunların uluslararası güvenlik için tehdit oluşturduğunu savunmuştu. İngiltere Başbakanı Tony Blair de benzer iddiaları destekleyen açıklamalar yapmıştı.
Ancak Irak’ın işgal edilmesinin ardından yürütülen kapsamlı araştırmalar, ülkede iddia edilen kitle imha silahlarının bulunmadığını ortaya koydu.

Irak savaşının ardından ABD ve İngiltere’de yürütülen soruşturmalar, savaşın dayandırıldığı istihbarat bilgilerinin ciddi şekilde tartışmalı olduğunu ortaya çıkardı.
ABD Başkanı George W. Bush, yıllar sonra yaptığı açıklamalarda Irak’ta kitle imha silahı bulunamamasını “istihbarat hatası” olarak nitelendirdi.
İngiltere’de ise eski Başbakan Tony Blair, 2015 yılında verdiği bir röportajda Irak savaşına yol açan istihbarat değerlendirmeleri konusunda “üzgün olduğunu” ifade etti.
Blair, Saddam Hüseyin’in devrilmesinin bölgede ortaya çıkan kaosun zeminini hazırladığını kabul eden açıklamalar yapmıştı.