İşgal rejimi İsrail Meclisi Knesset, Filistinli esirleri doğrudan hedef alan idam yasasını 62 kabul oyuna karşı 48 ret oyuyla kabul etti. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in öncülük ettiği düzenleme, işgal altındaki Batı Şeria’da yargılanan Filistinliler için asılarak infazı, sınırlı yargı denetimini ve temyiz yolunun kapatılmasını öngörürken; hukuk çevreleri ve insan hakları kuruluşları yasayı açık ayrımcılık olarak nitelendiriyor. 
Eklenme: 31.03.2026 00:23İşgal rejimi İsrail’in, Filistinlilere yönelik baskı ve şiddet siyaseti yeni bir boyuta ulaştı. İşgal rejimi İsrail Meclisi Knesset’te kabul edilen yeni yasa ile Filistinli esirlere idam cezasının önü resmen açıldı.
Gazze kasabı Netanyahu’nun da lehte oy kullandığı oylama, aşırı sağcı koalisyonun uzun süredir hazırladığı en sert yasal adımlardan biri olarak kayda geçti. Yasa, özellikle işgal altındaki Batı Şeria’da askeri mahkemelerde yargılanan Filistinlileri hedef alırken, işgal rejiminin ceza sistemini doğrudan infaz eksenine taşıyan yeni bir dönemin kapısını araladı. 
Kabul edilen düzenlemeye göre işgal altındaki Batı Şeria’da askeri mahkemelerde yargılanan Filistinliler için idam cezası temel yaptırım haline getiriliyor. İnfazın asılarak gerçekleştirilmesi, savcılığın özel talebi olmadan ölüm cezası verilebilmesi, oy birliği şartının kaldırılması ve kararın basit çoğunlukla alınabilmesi yasanın en dikkat çeken maddeleri arasında bulunuyor. İşgal altındaki Filistin topraklarında idama mahkûm edilen kişiler için af ve temyiz yolu da fiilen kapatılıyor.
İşgal rejimi İsrail’de sivil mahkemelerde görülen dosyalarda ise ölüm cezasının ömür boyu hapse çevrilebilmesine imkân tanınması, düzenlemenin pratikte Filistinlileri hedef alan ayrımcı niteliğini daha da görünür hale getiriyor. 
İşgal rejimi İsrail’deki Arap Azınlıkları Hukuk Merkezi Adalah, yasanın özellikle Filistinlileri hedef alan etnik ve ırksal ayrımcı bir çerçeve kurduğunu belirterek buna karşı hukuki mücadele başlatacaklarını duyurdu. Adalah, düzenlemenin yaşam hakkını ihlal ettiğini, Batı Şeria’daki işgal altındaki nüfus üzerinde işgal rejimi İsrail iç hukukunun uygulanmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve “caydırıcılık” iddiasının bilimsel karşılığının bulunmadığını vurguladı. Bunun yanında İsrail’deki bir başka önde gelen hak örgütü ACRI de yasanın iptali için Yüksek Mahkeme’ye başvurduğunu açıkladı.
Yasanın başlıca mimarlarından sözde Ulusal Güvenlik Bakanı terörist Itamar Ben-Gvir, oylama öncesinde ve sonrasında kullandığı ifadelerle Filistinlilere yönelik nefret söylemini daha da tırmandırdı. Ben-Gvir, yasayı “tarihi adım” olarak sunarken, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinli anneleri de doğrudan hedef aldı ve “Her anne, çocuğu birini öldürmeye kalkarsa idam edileceğini bilecek” sözleriyle tehdit savurdu.
İdam yasasının kabulü, işgal rejimi İsrail zindanlarında zaten ağırlaşan baskı ortamından bağımsız değerlendirilmiyor.
Hak örgütleri, 7 Ekim 2023’ten bu yana Filistinli esirlere yönelik aç bırakma, işkence, tıbbi ihmâl, tecrit ve sistematik kötü muamelenin belirgin şekilde arttığını bildiriyor. Filistinli Esirler Cemiyeti’nin açıkladığı son verilere göre bu süreçte işgal zindanlarında şehit edilen Filistinli esir sayısı 89’a yükseldi. Bu tablo, şimdi kabul edilen idam yasasının mevcut baskı düzenine yeni bir ölüm mekanizması eklediğini gösteriyor.