News-1

Sıcak Bölgeler

Afganistan'da Pakistan Saldırılarının Bilançosu: 761 Sivil Hayatını Kaybetti

Afganistan yönetimi, Pakistan’ın 22 Şubat’tan bu yana düzenlediği saldırılarda 761 sivilin hayatını kaybettiğini, 621 kişinin yaralandığını ve 27 bin 407 ailenin yerinden edildiğini açıkladı. Pakistan ise operasyonlarında Afganistan tarafında 796 militanın öldürüldüğünü, 1043’ten fazla kişinin yaralandığını savunurken, iki ülkenin verdiği rakamlar arasındaki büyük fark çatışmanın insani ve askeri boyutuna dair tartışmaları daha da derinleştirdi.

Eklenme: 06.04.2026 17:46
Bu Haberi
Paylaş

Afganistan ile Pakistan arasında Şubat sonunda yeniden tırmanan çatışmaların bilançosu ağırlaşıyor. Afganistan yönetiminin açıkladığı son verilere göre Pakistan’ın saldırılarında 761 sivil hayatını kaybetti, 621 kişi yaralandı ve on binlerce aile yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldı.

İslamabad yönetimi ise bu rakamları kabul etmeyerek, kendi operasyonlarının “militan hedeflere” yönelik olduğunu ve Afganistan tarafında yüzlerce silahlı unsurun öldürüldüğünü ileri sürüyor. Böylece sınır hattındaki savaş, sadece askeri değil, insani boyutuyla da bölgenin en ağır krizlerinden biri haline gelmiş durumda.

AFGANİSTAN: 761 SİVİL ÖLDÜ, 27 BİNDEN FAZLA AİLE YERİNDEN EDİLDİ

Afganistan yönetiminin sözcü yardımcısı Hamdullah Fıtrat, 22 Şubat ile 4 Nisan arasındaki saldırılarda 761 sivilin hayatını kaybettiğini, 621 kişinin yaralandığını ve 27 bin 407 ailenin yerinden edildiğini duyurdu. Fıtrat ayrıca Pakistan ordusunun sınır hattındaki vilayetler ile Kabil dahil çeşitli bölgelere yaklaşık 15 bin füze, havan ve top mermisi attığını, 1100’den fazla evin yıkıldığını ya da kullanılamaz hale geldiğini öne sürdü. Kabil yönetimi, yaşananları yalnızca sınır güvenliği meselesi değil, doğrudan sivilleri hedef alan geniş çaplı bir yıkım olarak tanımlıyor.

PAKİSTAN: 796 MİLİTAN ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar ise tamamen farklı bir tablo çizdi. Tarar, devam eden operasyonlarda Afganistan tarafında 796 militanın öldürüldüğünü, 1043’ten fazla kişinin yaralandığını, 286 kontrol noktasının imha edildiğini ve 44 kontrol noktasının ele geçirildiğini açıkladı. Pakistan ayrıca 249 tank, zırhlı araç ve topçu silahının yok edildiğini, Afganistan içindeki 81 hedefin hava saldırılarıyla vurulduğunu savundu. İslamabad yönetimi, bütün bu operasyonların “terör altyapısını” hedef aldığını öne sürerek sivil kayıp iddialarını reddediyor.

EN AĞIR BAŞLIK SİVİL KAYIPLAR VE KARŞILIKLI SUÇLAMALAR

Tarafların açıkladığı rakamlar arasında büyük uçurum bulunuyor. Afganistan, saldırıların doğrudan sivilleri vurduğunu ve özellikle yerleşim alanlarında ağır yıkım oluşturduğunu savunurken, Pakistan bütün askeri harekâtın militan hedeflere yönelik olduğunu belirtiyor. Bu rakamların tamamı bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Birleşmiş Milletler’in daha önce yayımladığı değerlendirmede ise yalnızca 26 Şubat-16 Mart döneminde, tartışmalı Kabil rehabilitasyon merkezi saldırısı hariç tutulduğunda, Afganistan’da en az 76 sivilin öldüğü ve 213 kişinin yaralandığı kaydedilmişti. Bu veri, sahadaki gerçek insani maliyetin yüksek olduğuna işaret etse de tarafların öne sürdüğü toplam bilanço konusunda net tabloyu ortaya koymuyor.

KRİZ NASIL TIRMANDI?

Pakistan, 22 Şubat’ta son dönemde ülkede düzenlenen bombalı saldırılardan Pakistan Talibanı’nı sorumlu tutarak Afganistan sınır hattındaki yedi noktayı hedef aldı. Afganistan yönetimi ise 26 Şubat’ta sınır boyunca Pakistan’a ait askeri tesislere saldırılar düzenledi. Bunun ardından İslamabad yönetimi Kabil ve sınır bölgesindeki hedeflere yeni misillemeler gerçekleştirdi. Böylece iki ülke arasındaki gerilim, 2021’de Taliban’ın yeniden iktidara gelmesinden bu yana görülen en sert çatışma düzeylerinden birine ulaştı.

ATEŞKES ARAYIŞI SÜRÜYOR AMA GÜVENSİZLİK DERİN

Tüm bu ağır bilançoya rağmen iki ülke son günlerde Doğu Türkistan’da yeniden görüşme masasına oturdu. Urumçi’de yürütülen temaslarda olası ateşkes, sınır kapılarının yeniden açılması ve güvenlik başlıklarının ele alındığı bildirildi. Ancak Pakistan, Afganistan’dan TTP ve benzeri gruplara karşı “görünür ve doğrulanabilir” adımlar beklediğini açıkça söylüyor. Afganistan ise bu suçlamaları reddediyor. Bu nedenle diplomatik temaslar sürse de sahadaki çatışmanın temel sebeplerinin ortadan kalkmadığı görülüyor.

BÖLGESEL KRİZİN İNSANİ BOYUTU BÜYÜYOR

Ortaya çıkan son tablo, Pakistan-Afganistan çatışmasının artık yalnızca sınır hattındaki askeri bir gerilim olarak görülemeyeceğini gösteriyor. On binlerce insanın yerinden edilmesi, sivil yerleşimlerin hasar görmesi ve tarafların birbirini ağır kayıplarla suçlaması, krizi derin bir insani felakete dönüştürüyor. Bu nedenle önümüzdeki süreçte yalnızca askeri bilanço değil, sivillerin korunması, yerinden edilen ailelerin durumu ve sınır hattındaki yaşamın nasıl normale döneceği de en az ateşkes kadar önemli başlıklar olarak öne çıkacak.