İran, ABD’nin savaşın durdurulmasına yönelik geçici ateşkes teklifini kabul etmedi ve Pakistan üzerinden Washington’a 10 maddelik yeni bir karşı öneri sundu. Tahran, kısa süreli ateşkes yerine kendi şartları temelinde kalıcı bir çözüm istediğini bildirirken; yaptırımların hafifletilmesi, savaş sonrası yeniden inşa desteği ve Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş kurallarının oluşturulması taleplerini öne çıkardı. Trump ise İran’ın teklifini “kayda değer” bulduğunu ancak “yeterince iyi olmadığını” söyledi.
Eklenme: 06.04.2026 21:41İran ile ABD arasında savaşı durdurmaya dönük diplomasi trafiği sürerken, Tahran yönetimi Washington’dan gelen geçici ateşkes önerisini reddederek yeni bir çerçeve sundu. Pakistan üzerinden iletilen 10 maddelik İran teklifinde, yalnızca çatışmaların kısa süreli durdurulmasının yeterli olmayacağı, bunun yerine savaşın kalıcı biçimde sona ermesini sağlayacak daha geniş ve bağlayıcı bir mutabakat gerektiği vurgulandı. Böylece İran, son günlerde masaya gelen ateşkes formüllerine karşı bir kez daha “geçici duraklama değil, kalıcı sonuç” yaklaşımını öne çıkarmış oldu. 
Tahran’ın ilettiği yanıtta en dikkat çeken unsur, ateşkese ilkesel olarak değil, geçici ve güvence içermeyen bir model olarak karşı çıkması oldu. İran tarafı, savaşın kendi şartları çerçevesinde kalıcı biçimde bitirilmesini, bölgesel çatışmaların sona ermesini ve yeni saldırı riskini ortadan kaldıracak daha sağlam bir siyasi çerçeve kurulmasını istedi. İran basınında yer alan değerlendirmelerde, çözümün ancak taleplerine saygı gösterilmesi halinde mümkün olabileceği vurgulandı. ABD tarafında ise bu cevap “maksimalist” olarak değerlendirildi ve diplomatik çözüme kapı açıp açmayacağının henüz net olmadığı ifade edildi. 
İran’ın teklifinde Hürmüz Boğazı özel bir başlık olarak öne çıktı. Tahran, çatışmaların sona ermesiyle birlikte boğazdan güvenli geçişi garanti altına alacak bir protokol oluşturulmasını istedi. Bunun yanında ekonomik yaptırımların hafifletilmesi, savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinin desteklenmesi ve daha geniş bölgesel gerilimin düşürülmesi de teklifin ana maddeleri arasında yer aldı. Hürmüz hattının küresel enerji sevkiyatı açısından taşıdığı önem nedeniyle, bu başlık yalnızca askeri değil ekonomik ve jeopolitik sonuçlar bakımından da müzakerelerin en ağır dosyalarından biri haline geldi. 
Yeni teklifin Pakistan üzerinden iletilmesi, İslamabad’ın son günlerde yürüttüğü yoğun diplomatik trafiği daha görünür hale getirdi. Görüşmelerde Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, özel temsilci Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile temas halinde olduğu belirtildi. Masadaki çerçevenin ilk aşamasında ateşkes ve Hürmüz’ün açılması, ikinci aşamasında ise 15 ila 20 gün içinde daha geniş kapsamlı bir mutabakata ulaşılması hedefleniyordu. Ancak İran’ın sunduğu yeni yanıt, bu sürecin Washington’un istediği hız ve içerikte ilerlemeyeceğini ortaya koydu. 
ABD Başkanı Donald Trump da Beyaz Saray’daki Paskalya etkinliğinde İran’ın teklifine ilişkin ilk değerlendirmesini yaptı. Trump, İran’ın son yanıtını “kayda değer bir adım” olarak nitelendirdi ancak bunun “yeterince iyi olmadığını” söyledi. Trump ayrıca, kendisi tercih edecek olsa İran’ın petrolünü “almak ve elde tutmak isteyeceğini”, ancak Amerikan halkının askerlerin eve dönmesini istediğini belirtti. Bu açıklamalar, Washington’un bir yandan diplomasiyi açık tuttuğunu, diğer yandan da baskı dilini koruduğunu gösterdi. 
Taraflar arasındaki en zorlu pazarlık başlığını ise İran’ın nükleer programı ile yaptırımların geleceği oluşturuyor. ABD’nin temel beklentisi, İran’ın nükleer silah geliştirmeme yönünde daha açık ve bağlayıcı taahhütler vermesi. İran ise bunun karşılığında yaptırımların hafifletilmesini, dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını ve savaş sonrası toparlanma için ekonomik destek sağlanmasını istiyor. Bu nedenle 10 maddelik teklif, sadece ateşkese ilişkin değil; savaş sonrası düzenin nasıl şekilleneceğine dair daha geniş bir çerçeve sunuyor. 
Ortaya çıkan tablo, taraflar arasında temasın sürdüğünü ancak ortak zeminin hâlâ oldukça kırılgan olduğunu gösteriyor. İran, geçici ateşkesi reddedip kendi şartlarını masaya koyarken; ABD bu teklifi önemli ama yetersiz buluyor. Bu nedenle Pakistan üzerinden yürüyen diplomasi trafiği savaşı hemen bitirecek bir uzlaşı üretmiş değil. Yine de Tahran’ın yazılı ve maddeli bir karşı teklif sunmuş olması, tarafların tamamen kopmadığını ve müzakere kanalının açık kaldığını gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.