Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, silahsızlandırma çağrılarını kesin bir dille reddederek bu girişimin Filistin direnişini tasfiye etmeyi ve Gazze’ye yönelik saldırıları sürdürmeyi hedeflediğini söyledi. Açıklama, Gazze’de ateşkesin geleceği ve 20 maddelik planın uygulanması tartışılırken, silahsızlanma başlığının yeniden krizin merkezine yerleştiğini gösterdi.
Eklenme: 07.04.2026 10:31Gazze’de ateşkesin kırılgan biçimde sürdüğü bir dönemde Hamas, kendisine yöneltilen silah bırakma baskısına açık yanıt verdi. Ebu Ubeyde, silahsızlanma konusunun bu şekilde gündeme getirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, bunun Filistin halkına karşı devam eden saldırıların yeni bir siyasi zemine taşınması anlamına geldiğini ifade etti. Böylece Hamas, son günlerde arabulucular üzerinden gündeme gelen “silahsızlandırma” başlığına karşı en net çıkışlardan birini yapmış oldu.
Ebu Ubeyde, silah meselesinin kaba bir şekilde masaya getirilmesini reddettiklerini vurguladı ve bunun Filistin halkına karşı sürdürülen soykırımın devamı anlamına geldiğini söyledi. Hamas cephesi, işgal rejimi İsrail Gazze’den tamamen çekilmeden ve mevcut anlaşmanın ilk aşamasındaki yükümlülükler yerine getirilmeden silahsızlanma başlığının görüşülmeyeceği mesajını daha önce de arabuluculara iletmişti. Son açıklama, bu tutumun değişmediğini ve Hamas’ın silah bırakmayı mevcut şartlarda kesin biçimde reddettiğini ortaya koydu.
Gazze’de geçen yıl ekim ayında yürürlüğe giren ateşkesin sonraki aşamalarında en büyük anlaşmazlık başlıklarından biri Hamas’ın silahsızlandırılması oldu. 20 maddelik planın uygulanması için yürütülen temaslarda, işgal rejimi İsrail Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını ve Gazze’den askeri yapı olarak tasfiye edilmesini istiyor. Hamas ise önce işgal ordusunun Gazze’den tamamen çekilmesini, saldırıların durmasını ve anlaşmanın bütün maddelerinin eksiksiz uygulanmasını şart koşuyor. Bu nedenle silahsızlanma dosyası, ateşkesin geleceğini belirleyen en kritik düğüm noktalarından biri haline gelmiş durumda.

Ebu Ubeyde, arabuluculara çağrı yaparak önce işgal rejimi İsrail’in planın ilk aşamasındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi için baskı kurulması gerektiğini söyledi. Hamas, işgal rejiminin ateşkesi sürekli ihlal ettiğini, Gazze’de saldırılarını sürdürdüğünü ve sahada yeni fiili durumlar oluşturmaya çalıştığını savunuyor. Bu nedenle direniş cephesi, silahsızlanma konusunun tek taraflı biçimde gündeme taşınmasını değil, önce işgalin ve saldırıların son bulmasını öncelikli görüyor.
Ateşkes yürürlüğe girdikten sonra da işgal rejimi İsrail’in saldırıları ve açtığı ateş nedeniyle 700’den fazla Filistinli şehit oldu. Gazze’deki toplam bilanço ise daha da ağırlaştı; resmi kabul gören verilere göre işgal rejiminin saldırılarında şimdiye kadar 72 binden fazla Filistinli şehit oldu, en az 172 bin kişi de yaralandı. Bu tablo, Hamas’ın silah bırakma çağrılarını neden doğrudan teslimiyet ve direnişin tasfiyesi olarak gördüğünü daha açık hale getiriyor.
Kassam Tugayları Sözcüsü, işgal rejimi İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını da ABD ile tam koordinasyon içinde yürütülen bir saldırı olarak niteledi. Ebu Ubeyde ayrıca İran, Hizbullah ve Yemen’deki Husilerin işgal rejimi İsrail’e karşı yürüttüğü saldırıları öven bir çerçeve çizdi. Bu söylem, Gazze’deki savaşı yalnızca yerel bir çatışma değil, bölgesel direniş ekseni içinde okuyan Hamas yaklaşımının sürdüğünü gösterdi.
Ortaya çıkan son tablo, Hamas’ın mevcut koşullarda silahsızlanma baskısını kabul etmeyeceğini ve bunu doğrudan Filistin direnişini hedef alan bir tasfiye projesi olarak gördüğünü gösteriyor. Gazze’de saldırılar devam ederken, işgal ordusu sahadaki varlığını sürdürürken ve ateşkes maddeleri tam olarak uygulanmazken direnişin silah bırakmasının gündeme getirilmesi, Hamas tarafından kabul edilmeyen bir dayatma olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle önümüzdeki günlerde Gazze dosyasında diplomatik temaslar sürse bile, silahsızlanma başlığının anlaşmanın önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam edeceği anlaşılıyor.