News-1

Sıcak Bölgeler

Mescid-i Aksa 41 Günün Ardından İbadete Açıldı

İşgal rejimi İsrail’in, ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırıları bahane ederek 28 Şubat’tan bu yana kapalı tuttuğu Mescid-i Aksa, 41’inci gününde yeniden Müslümanların ibadetine açıldı. Sabah ezanıyla birlikte kapıların açılması üzerine binlerce Filistinli Aksa’ya akın ederken, sevinç gözyaşları içinde şükür secdesine kapananlar oldu. Ancak işgal polisi aynı saatlerde fanatik Yahudilerin baskınlarına engel olmayarak tarihi statükoyu hedef alan uygulamalarını sürdürdü.

Eklenme: 09.04.2026 11:56 | Güncelleme: 09.04.2026 15:54
Bu Haberi
Paylaş

İşgal altındaki Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa, uzun süreli kapatmanın ardından sabah namazıyla birlikte yeniden açıldı.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’nin duyurusunun ardından sabah erken saatlerde Harem-i Şerif’e giren Filistinliler, 41’inci güne ulaşan kapanmanın sona ermesini tekbirlerle ve gözyaşlarıyla karşıladı.

Açılışın ilk saatlerinde yaklaşık 3 bin Filistinlinin sabah namazını Aksa’da eda ettiği bildirildi.

41 GÜNLÜK KAPATMA NASIL BAŞLADI?

İşgal rejimi İsrail, 28 Şubat’ta ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırıların başlamasıyla eş zamanlı olarak Mescid-i Aksa’ya girişleri tamamen kapatmıştı. Bu süreçte Aksa’da yalnızca cami görevlileri ile Kudüs İslami Vakıflar İdaresi personelinin namaz kılmasına izin verildi; diğer Filistinliler ise ibadetlerini kentteki küçük mescitlerde ve çevre mahallelerde yapmak zorunda bırakıldı.

Aynı dönemde Kudüs’teki Kıyamet Kilisesi de kapatılmış, daha sonra buraya sınırlı ibadet izni verilse de Aksa’daki tam yasak uzun süre korunmuştu.

AÇILIŞ SEVİNCİNE RAĞMEN BASKINLAR BAŞLADI

Mescid-i Aksa’nın kapıları Müslümanlara yeniden açılır açılmaz, işgal polisi korumasındaki fanatik Yahudi grupların baskınları da yeniden başladı.

Sabah saatlerinden itibaren Aksa avlusuna giren bu grupların baskın saatlerinin uzatıldığı ve gün içinde yeni provokasyonların beklendiği belirtildi. Bu durum, işgal rejiminin bir yandan Müslümanlara dönük kısıtlamaları gevşetiyor görüntüsü verirken, diğer yandan Aksa’nın tarihi ve hukuki statüsünü aşındıran baskın politikasını sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

BEN-GVIR’İN BASKINI VE STATÜKO İHLALİ TEPKİ ÇEKMİŞTİ

Radikal Siyonist Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de 6 Nisan’da, Aksa kapalı tutulurken bölgeye baskın düzenlemişti. Bu baskın, işgal rejiminin Mescid-i Aksa üzerindeki fiili kontrolünü genişletme ve statükoyu tek taraflı biçimde değiştirme çabasının yeni bir halkası olarak değerlendirilmişti. Son haftalarda özellikle fanatik Yahudi çevrelerin Hamursuz Bayramı boyunca Aksa’ya daha yoğun baskın çağrıları yapması da Kudüs’teki gerilimi daha da tırmandırmıştı.

ATEŞKES SONRASI YENİ DÖNEM AMA BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

Mescid-i Aksa’nın yeniden açılması, ABD-İran hattında ilan edilen geçici ateşkes sonrası gelen ilk önemli gelişmelerden biri oldu. Buna rağmen işgal rejimi İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi ve Kudüs’te fanatik baskınlara alan açması, bölgedeki gerilimin tamamen sona ermediğini gösteriyor. Bu nedenle Aksa’nın açılması Filistinliler için önemli bir nefes alma anı olarak görülse de, kutsal mabedin yeniden benzer kısıtlamalarla karşı karşıya kalmayacağına dair herhangi bir güvence bulunmuyor.