News-1

Gündem

ABD, Kendisine Çalışan Afganları Afrika’ya Göndermek İstiyor

Trump yönetimi, Afganistan işgali sırasında Amerikan ordusu ve ABD bağlantılı kurumlarla çalışan Afganları ülkeye yerleştirmek yerine Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne (KDC) göndermeyi değerlendiriyor. Katar’daki eski ABD askeri üssünde bekletilen yaklaşık 1100 Afganın önüne, savaş ve insani krizle sarsılan Kongo’ya gitme ya da Afganistan’a dönme seçeneği konulması, Washington’un yıllarca kullandığı insanları ortada bıraktığı yorumlarına yol açtı.

Eklenme: 27.04.2026 14:23
Bu Haberi
Paylaş

ABD’nin Afganistan’da 20 yıl süren işgali boyunca kendi askeri ve siyasi çıkarları için kullandığı Afgan vatandaşlar, şimdi Washington yönetiminin göçmen karşıtı politikaları nedeniyle belirsizliğe sürüklendi. Trump yönetimi, ABD ordusuyla çalışan Afganları ülkeye almak yerine, iç savaş ve insani krizle boğuşan Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne göndermeyi planlıyor.

Katar’daki eski ABD askeri üssü Es Sayliye’de bekletilen yaklaşık 1100 Afganın, uzun süredir ABD’ye yerleştirilmeyi beklediği belirtiliyor. Ancak Washington, kendisine yardım eden bu kişilere verdiği yerleşim sözünü yerine getirmek yerine üçüncü ülke seçeneklerini gündeme taşıdı.

Söz konusu grup arasında tercümanlar, Afgan Özel Harekât Kuvvetleri’nin eski mensupları, ABD destekli kurumlarla çalışan kişiler, Amerikan askerlerinin aile fertleri ve 400’den fazla çocuk bulunuyor.

AFGANİSTAN’DA KULLANILAN İNSANLAR ŞİMDİ ORTADA BIRAKILIYOR

ABD, Afganistan işgali boyunca binlerce Afganı askeri operasyonlarda, istihbarat faaliyetlerinde, lojistik destek çalışmalarında ve saha tercümanlığı görevlerinde kullandı. Washington yönetimi, bu kişilere ve ailelerine ABD’ye yerleşme imkânı sağlanacağını vadetmişti.

Ağustos 2021’de ABD öncülüğündeki uluslararası güçlerin Afganistan’dan çekilmesinin ardından 190 binden fazla Afgan ABD’ye yerleştirildi. Ancak Donald Trump’ın Ocak 2025’te yeniden göreve gelmesiyle göçmen politikası sertleşti ve Afganların ülkeye kabulünü sağlayan program askıya alındı.

Bu karar, ABD’ye güvenerek ülkesinden ayrılan ve Katar’daki kampta bekletilen yüzlerce aileyi yeni bir belirsizliğin içine itti.

KATAR’DAKİ KAMPTA 1100 AFGAN BEKLETİLİYOR

Katar’daki Es Sayliye Kampı, Afganların ABD’ye yerleştirilmesi sürecinde geçici bir ara durak olarak planlanmıştı. Ancak programın durdurulmasıyla kamp, yıllarca ABD için çalışmış Afganlar açısından belirsiz bir bekleme kampına dönüştü.

Kampta bulunan yaklaşık 1100 kişiye ABD’ye kabul kapısının kapatıldığı, bunun yerine Afganistan’a dönme veya Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne gitme seçeneğinin sunulduğu belirtiliyor.

Bu tablo, ABD’nin savaş döneminde verdiği sözleri siyasi hesaplarla geri plana ittiğini ve kendisine hizmet eden insanları yeni kriz bölgelerine yönlendirmeye çalıştığını gösteriyor.

KONGO SEÇENEĞİ TEPKİ ÇEKTİ

ABD yönetiminin gündeme getirdiği Kongo Demokratik Cumhuriyeti seçeneği, insan hakları savunucuları tarafından sert şekilde eleştiriliyor. Çünkü Kongo, uzun süredir iç çatışmalar, silahlı grupların saldırıları, kitlesel yerinden edilmeler ve mülteci krizleriyle mücadele ediyor.

Birleşmiş Milletler verilerine göre ülkede milyonlarca kişi iç savaş ve çatışmalar nedeniyle yerinden edildi. Özellikle doğu bölgelerinde Kongo ordusu ile M23 isyancıları arasında yaşanan çatışmalar, siviller için büyük güvenlik riski oluşturuyor.

Ülkede ayrıca Orta Afrika Cumhuriyeti, Ruanda, Burundi ve Güney Sudan gibi komşu ülkelerden gelen yüz binlerce mülteci bulunuyor. Mülteci kamplarına yönelik saldırılar ve insani yardım yetersizliği nedeniyle Kongo’nun yeni bir göçmen grubunu güvenli şekilde kabul edecek durumda olmadığı ifade ediliyor.

“YA KONGO’YA GİT YA AFGANİSTAN’A DÖN” BASKISI

Afgan göçmenlerin haklarını savunan kuruluşlar, ABD’nin bu planını bir tür baskı mekanizması olarak değerlendiriyor. Buna göre Afgan ailelerin önüne, aktif kriz bölgesi olan Kongo’ya gitme veya Afganistan’a dönme seçeneği konuluyor.

AfghanEvac Direktörü Shawn VanDiver, ABD ordusuna yardım eden kişilerin Afganistan’a gönderilmesinin çok riskli olacağını vurguladı. VanDiver, "Bu ailelere kabul etmeyeceklerini bile bile KDC’deki aktif bir savaş bölgesine gitmeleri teklif ediliyor. Beklenildiği gibi gelecek yanıt olumsuz. Daha sonra bu olumsuz yanıt, onların Afganistan’a geri gönderilmesi için kamuoyuna bir gerekçe olarak sunulacak" dedi.

Bu değerlendirme, Washington’un sorumluluğu üstlenmek yerine Afgan aileleri imkânsız tercihlerle karşı karşıya bıraktığını ortaya koyuyor.

TRUMP’IN GÖÇMEN KARŞITI POLİTİKASI AFGANLARI DA HEDEF ALDI

Trump yönetiminin göçmen politikaları, yalnızca Latin Amerika ve Orta Doğu’dan gelen göçmenleri değil, ABD’nin Afganistan işgalinde doğrudan kullandığı Afganları da hedef aldı.

Afganların ABD’ye yerleştirilmesini sağlayan programın durdurulması, Washington’un savaş dönemindeki vaatlerinin siyasi iktidar değişimiyle kolayca rafa kaldırıldığını gösterdi.

ABD, Afganistan’da yıllarca “demokrasi”, “özgürlük” ve “insan hakları” söylemleriyle askeri varlığını meşrulaştırmaya çalıştı. Ancak savaşın sona ermesinin ardından, kendisi için çalışan Afgan ailelerin güvenliğini sağlama sorumluluğunu bile yerine getirmedi.

ABD SAVAŞ SONRASI İŞBİRLİKÇİLERİNİ YÜZÜSTÜ BIRAKTI

Afganistan’daki insan hakları üzerine çalışan eski üst düzey diplomat Rina Amiri, ABD’nin bu tutumunun uzun vadeli sonuçlarına dikkat çekti. Amiri, "Bu kişiler birkaç hafta içinde ABD’ye yerleştirileceklerini umuyorlardı. ABD bize destek olan kişilere ihanet ederse kim ABD’nin yanında savaşır?" ifadelerini kullandı.

Bu sözler, Washington’un yalnızca Afgan aileleri değil, gelecekte kendi yanında yer almasını beklediği tüm yerel iş birlikçileri de güvensizliğe sürüklediğini gösteriyor.

ABD’nin Afganistan’da bıraktığı tablo; yıkılmış bir ülke, yerinden edilmiş milyonlarca insan, yarım kalan vaatler ve şimdi de başka kriz bölgelerine sürülmek istenen aileler olarak öne çıkıyor.

AFGANİSTAN YÖNETİMİ GERİ DÖNÜŞ ÇAĞRISI YAPTI

Planın gündeme gelmesinin ardından Afganistan İslam Emirliği, Katar’da bekleyen Afganların ülkeye dönebileceğini açıkladı. Afgan yetkililer, bu kişilerin güvenli şekilde geri dönebileceğini savundu.

Katar’daki ABD’nin Afganları içinde bıraktığı tablo, üçlü bir çıkmaza sürülmüş durumda: ABD’ye kabul edilmiyorlar, Kongo gibi kriz içindeki bir ülkeye yönlendiriliyorlar veya Afganistan’a dönmeye zorlanıyorlar.

ABD’NİN AFGANİSTAN İŞGALİNİN İNSANİ ENKAZI

ABD’nin Afganistan işgali, yalnızca askeri ve siyasi sonuçlarıyla değil, geride bıraktığı insani enkazla da etkisini sürdürüyor. Washington yönetimi, 20 yıl boyunca kendi çıkarları için sahada çalıştırdığı insanlara verdiği güvenlik ve yerleşim sözünü yerine getirmekten kaçınıyor.

Trump yönetiminin Afganları savaşın ve iç krizin sürdüğü Kongo’ya gönderme planı, Amerikan dış politikasının insan hayatını nasıl pazarlık konusu haline getirdiğini bir kez daha ortaya koydu.

Afganistan’da kullanılan, Katar’da bekletilen ve şimdi Afrika’daki başka bir kriz bölgesine gönderilmek istenen bu insanlar, emperyalist savaşların en ağır bedelini ödeyen sivillerden yalnızca bir kısmını oluşturuyor.