Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı Amerika Rum Ortodoks Başpiskoposu Elpidophoros, ABD’de düzenlenen Yunan Bağımsızlık Günü etkinliklerinde ön sıralarda yer aldı. Türkiye karşıtı çıkışlarıyla eleştirilen Elpidophoros’un, Yunan askeri unsurlarıyla birlikte törenlere katılması ve “Ermeni soykırımı” iddialarını savunan New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin de programlarda yer alması tepki çekti.
Eklenme: 01.05.2026 14:29 | Güncelleme: 01.05.2026 15:22Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı Amerika Rum Ortodoks Başpiskoposu Elpidophoros, ABD’nin New York kentinde düzenlenen Yunan Bağımsızlık Günü etkinliklerinde yine tartışmalı görüntüler verdi. Türk vatandaşı olduğu bilinen Elpidophoros’un, Osmanlı Devleti’ne karşı başlatılan 1821 Yunan isyanını kutlayan programlarda en ön saflarda yer alması, Türkiye ve Türk-Müslüman tarihi açısından tepkiyle karşılandı.
New York’taki 87. Yunan Bağımsızlık Günü Geçit Töreni, 26 Nisan’da Fifth Avenue’da gerçekleştirildi. Törenlerde Yunan bayrakları, Yunan askerî sembolleri ve Yunanistan’ın bağımsızlık anlatısını öne çıkaran gösteriler yer aldı.
Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Elpidophoros’un, Yunan askerleriyle birlikte geçit töreninde yürüdüğü ve kutlamalarda ön planda olduğu görüldü. Bu durum, Fener Rum Patrikhanesi çevresinin Türkiye’nin tarihî ve millî hassasiyetlerini görmezden gelen siyasi tutumunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Fener Rum Patrikhanesi’nin ABD’deki en önemli temsilcilerinden biri olan Elpidophoros, Yunan Bağımsızlık Günü etkinliklerinde aktif rol aldı.
Programlar kapsamında Yunanistan’dan gelen heyetler, Yunan Cumhurbaşkanlığı Muhafızları ve diaspora temsilcileriyle çeşitli törenler düzenlendi. Elpidophoros’un bu etkinliklerde ön planda yer alması, Patrikhane’nin yalnızca dini bir yapı gibi hareket etmediğini, aynı zamanda Yunan siyasi hafızasını ve diaspora gündemini taşıyan bir aktör gibi pozisyon aldığını gösterdi.
Türkiye’de özellikle 1821 isyanı, yalnızca Yunanistan’ın bağımsızlık süreci olarak değil, aynı zamanda Mora başta olmak üzere bölgede Türk ve Müslüman halka yönelik katliamların yaşandığı acı bir dönem olarak hatırlanıyor.
Elpidophoros’un Türk vatandaşı olması, ABD’deki Yunan milliyetçi etkinliklerinde bu kadar görünür rol almasını daha da tartışmalı hale getiriyor.
Daha önceki açıklamaları nedeniyle Türkiye karşıtı çevrelere yakın durmakla eleştirilen Elpidophoros, Fener Rum Patrikhanesi’nin uluslararası alanda Türkiye aleyhine siyasi pozisyon üreten çizgisinin sembol isimlerinden biri olarak görülüyor.
Patrikhane çevrelerinin “ekümeniklik” iddiaları, İstanbul merkezli dini bir kurumun Türkiye’nin egemenlik alanı dışında uluslararası siyasi rol üstlenme çabası olarak değerlendiriliyor. Elpidophoros’un ABD’deki törenlerde verdiği görüntüler de bu tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Yunan Bağımsızlık Günü etkinliklerinde Yunan askerî unsurları ve diaspora temsilcileri de yer aldı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde Elpidophoros’un Yunan askerleriyle birlikte tören yürüyüşünde bulunduğu görüldü.
Bu görüntüler, Patrikhane temsilcilerinin dini kimlikten çok siyasi ve milliyetçi bir gündem içinde hareket ettiği yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
Türkiye’deki kamuoyu açısından bu tablo, Patrikhane’nin Türkiye’deki hukuki statüsünün dışına çıkan uluslararası siyasi faaliyetlerinin daha dikkatli izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
📌 Afroasya Today Özel | Türkiye'den Atanan Türk Vatandaşı Papaz, ABD'de Yunanistan Bağımsızlık Günü Kutlamalarına Katıldı!
— Afroasya Today (@afroasyatoday) May 1, 2026
⚫ Fener Rum Patrikhanesi'nin ABD'de görevlendirdiği Türk vatandaşı Elpidophoros, Yunan Bağımsızlık Günü'nü en önde kutladı.
⚫ Türkiye düşmanı… pic.twitter.com/fDf23W1uZQ
Yunan Bağımsızlık Günü etkinliklerine New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani de katıldı. Mamdani, kısa süre önce 1915 olaylarını “Ermeni soykırımı” olarak niteleyen açıklamaları nedeniyle Türk-Amerikan toplumunun tepkisini çekmişti.
Türk-Amerikan dernekleri, Mamdani’nin açıklamalarını protesto ederek 1915 olaylarının tek taraflı ve siyasi bir anlatıyla ele alınamayacağını vurgulamıştı. Türkiye, söz konusu olayların “soykırım” olarak tanımlanmasını reddediyor ve dönemin ortak acılar üzerinden, tarihçilerden oluşacak bağımsız bir komisyonla incelenmesini savunuyor.
Mamdani’nin, Türkiye karşıtı iddiaların gündemde olduğu bir dönemde Yunan Bağımsızlık Günü etkinliklerine katılması dikkat çekti.

Fener Rum Patrikhanesi, Türkiye’de Lozan Antlaşması çerçevesinde dini bir kurum olarak faaliyet yürütüyor. Ancak Patrikhane çevresinin ABD ve Avrupa’daki bazı faaliyetleri, dini sınırların ötesine geçen siyasi bir görünüm taşıdığı gerekçesiyle eleştiriliyor.
Elpidophoros’un ABD’deki Yunan Bağımsızlık Günü kutlamalarında ön saflarda yer alması, Patrikhane’nin Türkiye karşıtı diaspora çevreleriyle kurduğu ilişkilere dair soru işaretlerini artırdı.
Türkiye’nin egemenlik haklarını ve Türk-Müslüman toplumun tarihî hafızasını yok sayan bu tür etkinlikler, Patrikhane’nin uluslararası alandaki siyasi yönelimini yeniden tartışmaya açıyor.
Yunan Bağımsızlık Günü etkinliklerinde 1821 isyanı “özgürlük mücadelesi” olarak sunulsa da bu süreç Türk ve Müslüman ahali açısından büyük acılarla hatırlanıyor.
Mora ve çevresinde yaşanan katliamlar, Osmanlı Müslüman nüfusunun hedef alınması ve bölgede Türk varlığının tasfiye edilmesi, bu tarihî dönemin göz ardı edilen en önemli yönlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir din adamının, bu tarihî arka planı yok sayarak Yunan milliyetçi sembolleriyle öne çıkması kamuoyunda tepki doğuruyor.

Elpidophoros’un ABD’deki törenlerde verdiği görüntüler, Fener Rum Patrikhanesi’nin Türkiye’deki statüsü ve uluslararası faaliyetleri açısından yeni bir tartışma başlığı oluşturdu.
Türkiye’nin egemenlik hakları, Lozan dengeleri, Türk-Müslüman toplumun tarihî hafızası ve Patrikhane’nin siyasi faaliyetleri birlikte değerlendirildiğinde, bu tür adımların yalnızca dini tören kapsamında görülemeyeceği ifade ediliyor.
Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı isimlerin Türkiye karşıtı diaspora gündemlerinde görünür olması, Ankara’nın ve Türk kamuoyunun hassasiyetlerini güçlendiren bir gelişme olarak öne çıkıyor.