ABD, Sudan’da faaliyet gösteren güçlerin İsrail’in suçlandığı birçok savaş suçundan sorumlu olduğunu ifade ediyor.
Eklenme: 09.01.2025 16:17:29 | Güncelleme: 09.01.2025 16:24:25ABD, Sudan’da faaliyet gösteren güçlerin İsrail’in suçlandığı birçok savaş suçundan sorumlu olduğunu ifade ediyor.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, hükümetinin Sudan Silahlı Kuvvetleri'ne (SAR) karşı Nisan 2023'te başlattığı savaşta, Sudan Hızlı Destek Güçleri’nin (RSF) ve müttefik milislerin soykırım yaptığını tespit ettiğini açıkladı.
Blinken, Sudan’da son yılların en kötü kıtlığını yaşayan 638 bin Sudanlı, 30 milyonun üzerinde insani yardıma ihtiyaç duyan insan ve on binlerce ölüye atıfta bulunarak bu tespiti gerekçelendirdi.
Blinken, RSF ve lideri Muhammed Hamdan “Hemedti” Dagalo’yu sert bir şekilde eleştirirken, ABD yönetimi, müttefiki İsrail ve lideri Benjamin Netanyahu’yu benzer soykırım suçlamalarından korumaya devam ediyor.
Evet, ediliyor.
1948 Soykırım Sözleşmesi’ne göre, soykırım, “ulusal, etnik, ırksal veya dini bir grubu tamamen veya kısmen yok etmeye yönelik eylemler” olarak tanımlanıyor.
Sözleşme kapsamında bu fiiller;
- Grubun üyelerini öldürmek,
- Grubun üyelerine ciddi bedensel veya zihinsel zarar vermek,
- Grubun tamamen veya kısmen fiziksel olarak yok olmasına yol açacak şekilde hesaplanmış yaşam koşullarını kasten uygulamak,
- Grubun doğumlarını engellemeye yönelik tedbirler almak,
- Grubun çocuklarını başka bir gruba zorla transfer etmek.
Maalesef bu durum yeteri kadar açık değil.
Blinken, erkekler, çocuklar ve bebekler de dahil olmak üzere sistematik cinayetlerin “etnik” doğasına sıkça değindi.
Ayrıca RSF’nin “belirli etnik gruplardan kadın ve kızları tecavüz ve diğer vahşi cinsel şiddet biçimlerine hedef aldığını” belirtti ki bu, insan hakları gruplarının ve uluslararası aktörlerin İsrail’i birçok kez suçladığı eylemlerle örtüşüyor.
Blinken RSF’nin soykırım işlediği sonucuna varmak için tecavüz ve cinsel şiddet eylemlerini uyguladığını belirtti. Bu duruma mukabil olarak İsrail güçlerinin Filistinlilere karşı aynı eylemleri bir silah olarak kullandığı defalarca belgelendi.
Evet, söyledi.
Bugüne kadar pek çok insan hakları grubu ve uluslararası aktör, İsrail’i savaş suçları, etnik temizlik ve soykırım yapmakla suçladı. Fakat ABD ısrarla müttefikini savunmayı sürdürerek hem BM Genel Kurulunda ateşkes oylamalarını veto etti, hem de İsrail’e silah ve para desteğini sürdürdü.
Kasım 2024'te ABD Başkanı Joe Biden, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant’a yönelik savaş suçları nedeniyle tutuklama emri çıkarmasını “saçma” olarak nitelendirdi.
ABD, Gazze'ye yönelik saldırıları durdurmaya yönelik diğer uluslararası girişimlere de aynı şekilde sert eleştirilerde bulundu.
Güney Afrika, Aralık 2023’te Gazze’de İsrail’in soykırım yaptığı argümanını Uluslararası Adalet Divanı’na (UAD) taşıdı ve daha sonra 10’dan fazla devlet bu davaya katıldı.
ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü John Kirby, ocak ayında davanın “tamamen temelsiz” olduğunu iddia etti.
ABD, Aralık ayında İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığını söyleyen Amnesty International’ın bulgularını reddetmeye çalıştı.
Oldukça fazla.
İsrail’in Gazze’de öldürdüğü 46 binden fazla kişiye ek olarak, etnik temizlik, açlığı bir savaş silahı olarak kullanma, sistematik işkence, cinsel istismar ve tecavüz gibi eylemleri gerçekleştirdiğine dair sayısız belge mevcut.
Ekim ayında ABD, İsrail’e daha fazla insani yardımın Gazze’ye girişine izin vermesi gerektiğini söyleyen 30 günlük bir “ültimatom” verdi. Ancak Blinken, İsrail’e yönelik bu ültimatomda belirtilen koşulların çoğunun yerine getirilmediğini kabul etti.
Aralık sonunda ABD, Gazze’nin Kuzey’indeki İsrail kuşatmasının kıtlıkla sonuçlandığını belirten bir raporun geri çekilmesini istediği bildirildi.
Temmuz ayında da İsrail yetkilileri, Filistinli mahkumlara toplu tecavüz eden 10 İsrail askerini soruşturmayı bile düşündü.
Buna rağmen ABD, İsrail’in eylemleri hakkında “endişelerini” dile getirmenin ötesine geçmedi ve dört kez BM Güvenlik Konseyi’nde ateşkes çağrılarını veto etti.
Bu yılın başlarında Biden yönetimi, İsrail’e 8 milyar dolarlık yeni silah satışı planladığını açıkladı.