Afganistan, Amerikan işgalinin sona ermesinden dört yıl sonra İslam Emirliği yönetiminde güvenlik, ekonomi, adalet ve toplumsal düzen alanlarında köklü dönüşümler yaşıyor. Ekonomide istikrar, güvenlikte sağlanan kontrol, şeriat esaslı adalet reformları, uyuşturucu ile mücadelede elde edilen başarı ve uluslararası yatırımlara açılım, ülkenin yeni yönelimlerini ortaya koyuyor.
Eklenme: 19.08.2025 16:41:26İslam Emirliği yönetimi, kadınlara yönelik sosyal ve eğitim imkanlarını İslami düzenlemeler çerçevesinde şekillendirirken, Batı menşeli uluslararası kuruluşların eleştirileriyle karşı karşıya kalıyor. Afganistan yönetimi, bu eleştirileri ülkenin kültürel ve dini değerleriyle bağdaşmayan bir yaklaşım olarak değerlendiriyor.
🗓️ 15 Ağustos 2021 | 4 yıl önce bugün #Afganistan, Amerika işgalinden kurtuldu.
— Afroasya Today (@afroasyatoday) August 15, 2025
⚫️ #Taliban yönetimi, ilk iş olarak Kabil Başkanlık Sarayı'nda Nasr Suresi'ni okumuştu. pic.twitter.com/VRZHqV3nIc
Emirlik, kendi tarihi, toplumsal dokusu ve en önemlisi İslam'a uygun bir gelişim süreci izlediğini, Batı’nın ise çoğu zaman kendi değerlerini dayatma eğiliminde olduğunu vurguluyor. Bu bağlamda Afganistan, ulusal bağımsızlığını ve kimliğini koruma kararlılığını sürdürdüğünü ifade ediyor.
Afganistan'ın işgalden kurtuluşu ve İslam Emirliği’nin yeniden kuruluşunun 4. yıl dönümü, ülkenin dört bir yanında coşkuyla kutlandı.
— Afroasya Today (@afroasyatoday) August 17, 2025
🗣️İçişleri Bakanı Hakkani:
⚫️ Son 20 yıllık cihadımızın tek amacı, ülkedeki işgalci güçleri ortadan kaldırmak ve İslami bir sistem kurmaktı. https://t.co/7J6iHNLlni pic.twitter.com/Vdw3ZujAZL
Afganistan, İslam Emirliği yönetimi altında ekonomik alanda dikkat çekici bir istikrar yakaladı. Gümrük gelirleri, 2020 öncesine göre yüzde 40’tan fazla artış göstererek devletin en önemli gelir kaynaklarından biri hâline geldi. Bu artış, sınır ticaretinin denetim altına alınması ve rüşvetle mücadelenin başarılı olmasıyla ilişkilendiriliyor.
Tarım sektöründe sulama projeleri ve modern ekipman kullanımı teşvik edildi. Helmand’da yeni açılan sulama kanalları sayesinde pamuk ve buğday üretimi önceki yıllara kıyasla yüzde 25 oranında arttı.
Yerel pazar fiyatlarının dengelenmesi, köylülerin hem gelirlerini artırdı hem de şehirlerde gıda fiyatlarının istikrara kavuşmasını sağladı.
Madencilikte, Çin ile imzalanan büyük ölçekli anlaşmalar dikkati çekiyor. Amu Darya havzasında yürütülen petrol çıkarma projesi kapsamında Çinli bir şirketin 25 yıllık süre için 540 milyon dolarlık yatırım taahhüdünde bulunması, bu alandaki en büyük adım oldu. Ayrıca Logar’daki Aynak bakır madeni ve lityum rezervleri üzerinde yeni projeler geliştiriliyor. Kömür, bakır ve lityum ihracatı; devlet için düzenli gelir kapısı hâline geldi.
Bu süreç, Afganistan’ın dış yardıma bağımlılığını azaltarak kendi kaynaklarıyla kalkınma yolunda ilerlemesine zemin hazırlıyor. Halk da pazarlardaki fiyat istikrarı, güvenli ticaret ortamı ve iş imkanlarının artışıyla bu iyileşmeyi doğrudan hissediyor.
Rusya, 4 Temmuz 2025’te Afganistan İslam Emirliği’ni tanıyan ilk ülke oldu. Moskova’nın bu kararı, Afganistan’ın diplomatik izolasyonunu kırmada dönüm noktası olarak değerlendirildi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Zamir Kabulov, bu adımı “yapıcı bir siyasi gerçekliğin kabulü” şeklinde yorumladı.
Haziran 2025’te Ankara, Afgan temsilciliğini büyükelçilik düzeyine çıkardı. Şeyh Saniullah Farahmand’ın büyükelçi olarak atanması, iki ülke ilişkilerinin resmen normalleşmesi yönünde atılan en somut adımlardan biri oldu.
Türkiye, Afganistan’la hem siyasi hem de ekonomik düzeyde ilişkilerini derinleştirme niyetini açıkça ortaya koydu.
Çin, henüz resmî tanıma gerçekleştirmedi. Ancak Taliban’ın atadığı diplomatı kabul ederek Kabul ile ilişkilerini sürdürdü. Pekin yönetimi, Afganistan’ı Kuşak-Yol Girişimi çerçevesinde bölgesel lojistikte stratejik bir ortak olarak görüyor. Enerji, altyapı ve ulaştırma projeleri gündemde.
Pakistan, Taliban yönetimiyle diplomatik ilişkileri büyükelçilik düzeyinde yürütüyor. İslamabad yönetimi, İslam Emirliği'ni Afganistan’ın fiili otoritesi olarak kabul ettiğini pratik adımlarla gösterdi. İki ülke arasındaki sınır güvenliği ve ticaret işbirliği bu yakınlaşmanın temel gündemlerinden biri.
BAE, diplomatik ilişkilerin yanı sıra sahada pratik iş birlikleriyle öne çıkıyor. Kabil’deki havaalanı yönetiminde aktif rol alan BAE, insani yardım alanında da İslam Emirliği'yle birlikte çalıştı. Bu girişimler, iki taraf arasında tanımanın ötesine geçen fiili bir ortaklığı ortaya koyuyor.
Türkmenistan, İslam Emirliği'nin gönderdiği diplomatı resmen kabul etti. Aşkabat yönetimi, Afganistan ile sınır güvenliği, enerji projeleri ve ticari geçiş noktaları konusunda iş birliği yapıyor. Bu pragmatik yaklaşım, Türkmenistan’ın Afganistan’daki istikrarı bölgesel güvenliğin parçası olarak gördüğünü gösteriyor.
Kazakistan, 2023’te Taliban’ı resmî terör örgütleri listesinden çıkardı ve Taliban’ın atadığı geçici diplomatı kabul etti. Henüz tam tanıma gerçekleşmese de Astana yönetimi, Afganistan’ı Orta Asya ekonomisine entegre etme politikasını sürdürüyor. Tarım ürünleri ticareti, enerji projeleri ve lojistik iş birlikleri bu çerçevede hız kazandı.
İslam Emirliği, ülke genelinde daha önce tecrübe edilmemiş bir düzeyde güvenliği sağladığına özellikle vurgu yapıyor. Yol güvenliği ve şehirler arası ulaşımda alınan önlemler sayesinde, daha önce sık görülen yol kenarı saldırıları ciddi oranda azaldı.
Kabil ve Kandahar arasındaki güzergâhta, 2020’de haftada ortalama 3-4 saldırı gerçekleşirken, 2023 itibarıyla bu rakam neredeyse sıfıra indi. Hırsızlık ve gasp olaylarının azalması, halkın ticaret yaparken ya da yolculuk ederken daha güvende hissetmesini sağladı.
Uluslararası gözlemciler, başkent Kabil’de önceki yıllara kıyasla çok daha güvenli bir ortamın oluştuğunu kabul ediyor. Özellikle şehir merkezlerinde gece yaşamının kısmen yeniden canlanması, güvenliğin hissedilir düzeyde artmasının göstergesi olarak görülüyor.
İslam Emirliği, ülkenin adalet sistemini İslam fıkhı temelli bir reform çerçevesinde yeniden şekillendirdiğini ifade ediyor.
2021 sonrası, başkanlık sistemi ve savcılıklar kaldırıldı. Yargı süreçleri doğrudan mahkemelerde hâkimler gözetiminde yürütülüyor. Bu durum, davaların daha hızlı karara bağlanmasını sağladı.
Özellikle kırsal bölgelerde mahkemelerin hızlı karar mekanizması, halkın yeni adalet sistemine ve mahkemelere yönelmesini sağladı. Londra merkezli Yurt Dışı Kalkınma Enstitüsü'nün (ODI) raporlarına göre, yeni adalet sistemi halk arasında mahkemelere yönelik “erişilebilir ve işleyen adalet” algısını büyük ölçüde güçlendirdi.
Davaların daha kısa sürede sonuçlanması ve rüşvetle mücadele, halkta güven duygusunu pekiştirdi.
Ancak BM ve insan hakları örgütleri, kadınların yargıdan dışlanmasını ve cezaların şeriat yorumlarına göre düzenlenmesine karşı “adalet değil baskı” olduğu yönünde algı çalışmalarını sürdürüyor.
Afganistan İslam Emirliği, tarım ve madencilik başta olmak üzere birçok alanda yabancı yatırımcıları ülkeye davet ediyor.
2023’te imzalanan Amu Darya petrol anlaşması kapsamında yıllık 150 milyon dolara varan yatırım öngörülüyor. Proje toplamda 540 milyon doları bulacak.
İran ve Rusya ile enerji projeleri, Katar ile altyapı yatırımları masada. Özellikle elektrik üretiminde küçük termik santral projeleri gündeme alınmış durumda.
İslam Emirliği, Çin’in dev projesi “Kuşak-Yol”a katılmayı planlıyor. Bu kapsamda Afganistan’ın Orta Asya ve Güney Asya ticaret yollarında merkez ülke olması hedefleniyor.
Bu yatırımların hayata geçmesi hâlinde, Afganistan’ın sadece dış yardıma bağımlılıktan kurtulması değil, aynı zamanda bölgesel ticaret ve enerji koridorlarının kalbinde yer alması öngörülüyor.
Afganistan İslam Emirliği, kadınların toplumdaki konumunu İslami değerler ve yerel gelenekler doğrultusunda yeniden düzenlediğini vurguluyor. Yönetim, bu düzenlemenin amacı olarak kadınların güvenliğini sağlamak, ahlaki ölçüleri korumak ve aile yapısını güçlendirmek olduğunu belirtiyor. Kadın ve erkekler; eğitim, sağlık, çalışma ve sosyal faaliyetlerde ayrı alanlarda hizmet alıyor.
Kadınlar için bağımsız kız okulları, medreseler ve yükseköğrenim kurumları açılıyor. Müfredat, İslami ilimler yanında meslek edindirme programlarını da içeriyor.
Kadın hastalara yalnızca kadın sağlık personelinin hizmet verdiği özel hastaneler ve klinikler faaliyet gösteriyor.
Kadınlar dikiş-nakış, el sanatları, gıda üretimi gibi alanlarda devlet destekli kooperatiflerde çalışıyor. Batı dünyası bu uygulamaları “eşitsizlik” olarak lanse etse de İslam Emirliği, kadınların onurunu ve mahremiyetini koruyan bir model sunduğunu savunuyor.
Yerel halk arasında özellikle kırsal bölgelerde bu düzenlemenin kabul gördüğü, kadınların kendi güvenli ortamlarında eğitim ve meslek edinme imkânı bulduğu ifade ediliyor.
İran ve Pakistan’dan dönüş yapan yaklaşık 2,2 milyon Afgan için ülke genelinde geri dönüş programları başlatıldı. İslam Emirliği, geri dönenlerin barınma, iş bulma ve topluma uyum süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla adımlar attı.
Geri dönen aileler için kırsal bölgelerde konut yapım projeleri yürütülüyor; bazı bölgelerde boş kamu binaları geçici barınma alanlarına dönüştürüldü.
Erkekler için tarım, inşaat, madencilik gibi sektörlerde iş imkânı sağlanıyor. Kadınlar ise kadınlara özel üretim atölyelerinde, gıda işleme tesislerinde ve ev ekonomisi projelerinde yer alıyor.
Yeni gelen ailelere, bölgedeki insani yardım kuruluşları aracılığıyla yardım ve destek mekanizmaları oluşturuluyor. Özellikle kırsal kesimde geri dönenler, akraba ve aile bağları sayesinde hızlı bir şekilde topluma entegre oluyor. İslam Emirliği, bu düzenin toplumsal huzuru koruduğunu, erkek ve kadınların ayrı alanlarda üretime katılarak aile gelirini katkı verdiğini belirtiyor.
Afganistan, yıllardır dünya afyon üretiminin en büyük tedarikçilerinden biriydi. Ancak İslam Emirliği, 2022’de aldığı kararla afyon üretimini tamamen yasakladı ve bu yasağın uygulanması için ülke genelinde sert tedbirler aldı.
Helikopter destekli operasyonlarla ekili haşhaş tarlaları imha edildi; çiftçilere ürünlerini gönüllü olarak sökmeleri karşılığında alternatif tohum desteği verildi.
Haşhaş ekimi yapan köylülere buğday, arpa ve meyve fidanları dağıtılarak geçim kaynaklarının çeşitlendirilmesi sağlandı.
Sınır bölgelerinde denetimler artırıldı; uyuşturucu rotaları olarak bilinen güzergâhlarda sürekli kontrol noktaları oluşturuldu. Bu adımlar sonucunda BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) verilerine göre Afganistan’daki afyon üretiminde yüzde 90’ın üzerinde düşüş yaşandı. İslam Emirliği, bu başarının hem ülke içindeki ahlaki düzeni güçlendirdiğini hem de Afganistan’ın uluslararası alanda “uyuşturucu devleti” imajını sildiğini savunuyor.