News-1

Dosya

Netanyahu’nun “Büyük İsrail” Vizyonu: Bölgeyi ve Küresel Düzeni Ateşe Sürükleyen Proje

İsrail işgal rejiminin Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun dillendirdiği “Büyük İsrail” hayali, sadece Filistinliler için değil, tüm bölge için bir tehdit haline geliyor. Uluslararası hukuk hiçe sayılırken, ABD ve Batı ile çıkar çatışmaları derinleşiyor; İslam dünyasının kutsallarına yönelik saldırılar küresel istikrarsızlığı büyütüyor.

Eklenme: 21.08.2025 14:50:36
Bu Haberi
Paylaş

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ilan ettiği “Büyük İsrail” hedefi, sadece Filistin topraklarını değil tüm bölgeyi tehdit eden yayılmacı bir strateji olarak görülüyor. Batı Şeria’daki yeni yerleşim projeleriyle somutlaşan bu vizyon, Batı’nın inandığı “iki devletli durumu” bile fiilen imkânsız hale getirirken, bölgesel bir çatışmanın da fitilini ateşleme riski taşıyor. Uzmanlar, Netanyahu’nun ideolojik temelli politikalarının küresel düzen için de uzun vadeli bir güvenlik krizine yol açabileceğini belirtiyor.

NETANYAHU’NUN BÜYÜK İSRAİL PLANI

Netanyahu’nun siyasi söylemlerinde öne çıkan “Büyük İsrail” vizyonu, Batı Şeria’da yeni yerleşim alanları inşa edilmesi, Kudüs’ün tamamen İsrail’in başkenti haline getirilmesi ve Gazze’nin insansızlaştırılması üzerine kuruluyor. Bu adımlar, hem Filistinlilerin yaşam alanlarını yok ediyor hem de komşu ülkeler üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.

BÖLGESEL GÜVENLİĞE TEHDİT

Netanyahu’nun planı sadece Filistin ile sınırlı değil. Ürdün’e yönelik demografik baskılar, Lübnan sınırındaki askeri hamleler ve Suriye’ye dönük tehditler, bölgedeki istikrarsızlığı kalıcı hale getiriyor. Bu durum, Orta Doğu’da uzun süreli çatışmaların zemin hazırlıyor.

ULUSLARARASI HUKUKTAN "GÜÇLÜNÜN HUKUKUNA"

Yerleşim politikaları, uluslararası hukukun ve BM kararlarının açık ihlali anlamına geliyor. Netanyahu’nun vizyonu, “güçlünün hukuku” anlayışını normalleştirerek uluslararası sistemin meşruiyetini zedeliyor. İşgal rejiminin cezasız kalması, diğer otoriter yönetimlere de kötü bir emsal teşkil ediyor.

İSLAM DÜNYASINDA LİDERLER SUSKUN, HALKIN ÖFKESİ BÜYÜYOR

Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırılar, İslam dünyasında kutsallara doğrudan bir saldırı olarak algılanıyor. Bu durum, halkların öfkesini büyütüyor, Arap yönetimlerinin sessizliği ise meşruiyet krizine yol açıyor.

ABD VE BATI İLE ÇIKAR ÇATIŞMASI

Her ne kadar Netanyahu, ABD’deki Siyonist lobilerden destek alsa da Washington’un Orta Doğu’daki uzun vadeli çıkarlarıyla bu vizyon arasında derin çatışmalar bulunuyor. Trump’ın yeniden başkanlığa dönmesi Netanyahu’ya manevra alanı açsa da ABD’de İsrail’in giderek bir “yük” haline geldiği yönünde tartışmalar artıyor.

KÜRESEL DÜZENİN TESTİ

Netanyahu’nun planları sadece bölgesel değil, küresel bir kriz başlığı olarak önümüze çıkıyor. Ukrayna savaşı ve ekonomik dalgalanmalarla sarsılan dünyada, İsrail’in yayılmacı projeleri dünyanın en büyük istikrarsızlık kaynağı olarak değerlendiriliyor. Eğer uluslararası toplum bu adımlara karşı ortak bir duruş sergilemezse, yeni dünya düzeni daha baştan çökecektir.