News-1

Afrika

Sudan’da RSF Katliamları: Siviller Hedefte, Kriz Derinleşiyor

Sudan’da isyancı Hızlı Destek Güçleri (RSF), son haftalarda köyleri basarak yüzlerce sivili katletti. Şiddet, açlık ve salgın tehlikesiyle birleşerek dünyanın en büyük insani krizlerinden birini derinleştiriyor.

Eklenme: 22.08.2025 11:37:23
Bu Haberi
Paylaş

Sudan’da iç savaş yeni bir eşiğe ulaştı. RSF’nin Darfur ve Kordofan’daki köylere yönelik saldırıları, kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu yüzlerce sivilin yaşamına mal oldu. Abu Shouk mülteci kampına yapılan topçu ateşi onlarca kişiyi öldürürken, Shaq al-Noum’da işlenen katliam modern çağın en büyük sivil kıyımlarından biri olarak kayıtlara geçti. Uluslararası toplumun tepkileri ise, büyüyen trajediyi durdurmaya yetmiyor.

ÖNE ÇIKAN KATLİAMLAR VE SALDIRILAR

Shaq Al-Noum Katliamı: Yüzlerce Sivil Öldürüldü

Kordofan bölgesindeki Shaq al-Noum köyü, Temmuz 2025’te RSF ve ona bağlı Janjaweed milislerinin hedefi oldu. Köye yönelik saldırılarda 450’den fazla sivil hayatını kaybetti. Hamile kadınlar, çocuklar ve yaşlılar da dahil olmak üzere onlarca masum insan ya yakılarak ya da yakın mesafeden infaz edilerek öldürüldü. Evler yağmalandı, köy ateşe verildi. Tanıkların aktardığına göre, saldırı sırasında kadınlara toplu tecavüz edildi ve hayatta kalanlar zorla göç ettirildi. Bu saldırı, Sudan iç savaşının en kanlı olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.

Abu Shouk Mülteci Kampı Saldırısı: Topçu Ateşinde Ölen Çocuklar

Darfur’daki Abu Shouk mülteci kampı, 16 Ağustos 2025’te RSF’nin ağır topçu ateşiyle hedef alındı. Kampın içine düşen bombalar sonucu en az 31 kişi hayatını kaybetti, aralarında yedi çocuk ve hamile bir kadın da vardı. Onlarca sivil yaralandı. BM verilerine göre bu kamp, yıllardır Darfur’daki iç savaş mağdurlarının sığındığı en büyük kamplardan biriydi. Saldırı, RSF’nin askeri hedeflerden çok, doğrudan sivilleri hedef aldığına dair yeni bir kanıt olarak gösteriliyor.

Al-Ghabshan Al-Maramrah Baskını: Hastane Ve Evler Yakıldı

Kuzey Kordofan eyaletindeki al-Ghabshan al-Maramrah köyü, kısa süre önce RSF güçlerinin baskınına uğradı. Baskında yedi sivil öldürüldü, ikisi çocuktu. Köydeki sağlık merkezi yağmalandı ve ardından ateşe verildi. Evlerin çoğu tahrip edildi, hayvanlar öldürüldü, tarım alanları yakıldı. Saldırıdan sağ kurtulan köylüler, hayatta kalabilmek için çevre bölgelere kaçmak zorunda kaldı. Yerel kaynaklar, RSF’nin köyleri sistematik olarak hedef alarak bölge halkını göçe zorladığını bildiriyor.

Sistematik Şiddetin Ortak Noktaları

Bu saldırıların ortak noktası, RSF’nin askeri hedeflerden uzak bölgeleri seçerek sivilleri topluca hedef alması. Tanık ifadeleri ve yardım kuruluşlarının raporlarına göre RSF, etnik temizlik taktikleri uyguluyor; köyleri basıp halkı öldürüyor, kalanları göç etmeye zorluyor. Evlerin, tarlaların, su kaynaklarının ve sağlık merkezlerinin yok edilmesi, sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de etkileyen bir yıkım yaratıyor.

İNSANİ KRİZ VE YIKIM

Milyonlar Yerinden Edildi

Sudan’daki iç savaş, ülkenin modern tarihindeki en büyük yerinden edilme dalgasına yol açtı. Birleşmiş Milletler verilerine göre 12 milyondan fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Çoğu Darfur ve Kordofan bölgelerinden kaçarak Çad, Güney Sudan ve Mısır’a sığınıyor. Ancak komşu ülkelerde de insani yük artarken, sınır bölgelerindeki kamplar kapasitelerini aşmış durumda.

Kıtlık Kapıda

Savaş, tarım üretimini neredeyse tamamen durma noktasına getirdi. Gıda tedarik zincirleri çöktü, pazarlar işlevsiz hale geldi. Şu anda 33 milyon Sudanlı acil gıda yardımına muhtaç. Dünya Gıda Programı (WFP), Sudan’ı “dünyanın en büyük açlık krizinin merkezi” olarak niteliyor. Uzmanlara göre önümüzdeki aylar, açlığın en ölümcül evreye geçeceği dönem olacak.

Sağlık Sistemi Çöktü

Ülkedeki hastaneler ya RSF tarafından tahrip edildi ya da ilaç ve ekipman eksikliğinden dolayı çalışamaz hale geldi. Doktorlar sınır bölgelerine kaçarken, geride kalan az sayıda sağlık çalışanı ağır baskı altında hizmet vermeye çalışıyor. Özellikle Darfur’da kolera salgını hızla yayılıyor. Son raporlara göre sadece bir haftada 40 kişi koleradan öldü, 2.300’den fazla vaka tespit edildi. Temiz su kaynaklarının yok edilmesi salgınların kontrol altına alınmasını imkânsız hale getiriyor.

Çocuklar En Büyük Bedeli Ödüyor

Sudan’daki krizden en çok etkilenenler çocuklar. UNICEF’e göre şu anda 5 milyondan fazla çocuk açlık ve hastalık nedeniyle ölüm riski altında. Eğitim de neredeyse tamamen durmuş durumda. Okullar yıkılmış veya barınma alanına dönüştürülmüş, öğretmenler bölgeden kaçmak zorunda kalmış. Çocuklar, açlık ve travmanın yanı sıra zorla silah altına alınma riskiyle de karşı karşıya.

Büyüyen Trajedi, Azalan Umut

Her geçen gün artan ölümler, kitlesel göçler ve sağlık krizleri Sudan’ı küresel ölçekte eşi benzeri görülmemiş bir insani felaketin merkezine dönüştürüyor. Ancak uluslararası yardımlar, hem yetersiz hem de RSF’nin saldırıları nedeniyle çoğu zaman ulaştırılamıyor. Bölgedeki insani yardım çalışanları, “Sudan sessiz bir soykırıma sürükleniyor” uyarısında bulunuyor.

ULUSLARARASI TEPKİLER VE YASAL SÜREÇLER

UCM’den (Uluslararası Ceza Mahkemesi) Soruşturma

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), RSF’nin özellikle Darfur ve Kordofan’da işlediği katliamları “insanlığa karşı suç” ve “savaş suçu” kapsamında incelemeye aldı. Savcılar, toplu katliam, sistematik tecavüz, zorla göç ettirme ve aç bırakma yöntemlerinin delillendirildiğini açıkladı. Dosya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunuldu. Ancak büyük güçler arasındaki siyasi çekişmeler, sürecin etkinliğini zayıflatıyor.

BM ve İnsani Yardım Kuruluşlarından Çağrılar

Birleşmiş Milletler, Sudan’daki durum için defalarca “acil insani koridor” çağrısı yaptı. Ancak RSF, yardımların çoğunu engelliyor veya yağmalıyor. MSF (Sınır Tanımayan Doktorlar) hazırladığı raporda, El-Faşir ve çevresinde “hala devam eden toplu katliamlar” tespit ettiklerini duyurdu. Dünya Gıda Programı ve UNICEF de açlık krizine dikkat çekerek uluslararası toplumun daha hızlı ve etkili adımlar atması gerektiğini vurguladı.

Bölgesel Tepkiler ve Yetersizlik

Komşu ülkeler Sudan’daki mülteci akını nedeniyle alarma geçmiş durumda. Çad, Güney Sudan ve Mısır, yüzbinlerce Sudanlıyı kabul ediyor ancak insani yük giderek dayanılmaz bir hal alıyor. Arap Birliği ve Afrika Birliği ise sert kınama açıklamalarıyla yetiniyor; somut bir askeri veya diplomatik müdahale henüz gündeme gelmiş değil.

Batı ve Uluslararası Toplumun Tutumu

ABD ve Avrupa ülkeleri, RSF liderlerine yönelik bazı hedefli yaptırımlar açıklasa da bu önlemler sahada etkili olmadı. Uzmanlara göre Batı, Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki krizlere odaklanırken Sudan’daki trajedi büyük ölçüde görmezden geliniyor. Bu da Sudanlı sivillerin kaderini büyük ölçüde yalnızlığa terk ediyor.

“Sudan Unutulmuş Bir Soykırıma Sürükleniyor”

Uluslararası insan hakları örgütleri, Sudan’daki şiddeti “yavaş ilerleyen bir soykırım” olarak nitelendiriyor. Ancak mevcut uluslararası mekanizmaların yetersizliği, sivillerin korunmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor. Bu durum, uluslararası toplumun krizler karşısındaki ikili standartlarını bir kez daha gözler önüne seriyor.