İsrail’in Somaliland’ı tanıdığını açıklaması, yalnızca diplomatik bir karar değil; Kızıldeniz’den Afrika Boynuzu’na uzanan çok katmanlı bir jeopolitik mühendisliğin parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu adım; istihbarat, askeri erişim, deniz ticareti ve bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirmeye yönelik stratejik bir hamle niteliği taşıyor.
Eklenme: 31.12.2025 12:33 | Güncelleme: 31.12.2025 13:38İsrail’in Somaliland’ı video konferans yoluyla tanıdığını duyurması, Afrika Boynuzu’nda yeni bir jeopolitik kırılmanın işareti olarak yorumlanıyor. Bu adımın arkasında yalnızca diplomatik nedenler değil; istihbarat ağlarının genişletilmesi, Kızıldeniz güvenliği, Babü’l Mendep üzerindeki kontrol mücadelesi ve bölgesel nüfuz savaşı bulunuyor.

Somaliland’ın tanınması; Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Afrika Birliği açısından da ciddi sonuçlar doğurabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
İsrail’in Somaliland’ı tanıması, uluslararası hukuk açısından bağlayıcılığı sınırlı olsa da siyasi anlamı son derece güçlü bir hamle olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre bu adım, klasik diplomatik tanıma sürecinin ötesinde, askeri ve istihbari bir pozisyonlanma anlamı taşıyor.

Zira Somaliland, hukuken Somali’nin bir parçası kabul edilse de fiilen 1991’den bu yana ayrı bir yönetim olarak varlığını sürdürüyor. İsrail’in bu bölgeyle doğrudan ilişki kurması, Afrika Boynuzu’ndaki dengeleri kökten etkileme potansiyeli taşıyor.
Somaliland’ın coğrafi konumu, İsrail açısından kritik avantajlar sunuyor. Yemen’e, Kızıldeniz’e ve Aden Körfezi’ne yakınlığı nedeniyle bölge, ileri düzey bir istihbarat üssü olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre İsrail’in bu adımla hedeflediği başlıca unsurlar şunlar:
Bu yönüyle Somaliland, Tel Aviv için yalnızca bir diplomatik ortak değil, ileri bir askeri ve istihbari karakol işlevi görüyor.
Somaliland’ın İsrail açısından asıl önemi, Babü’l Mendep Boğazı’na olan stratejik yakınlığında yatıyor. Dünya ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği bu dar su yolu, küresel enerji ve ticaret güvenliğinin kilit noktalarından biri.

İsrail açısından bölgenin sağlayacağı kritik avantajlar şu şekilde:
Özellikle Gazze savaşı sonrası Kızıldeniz’de artan saldırılar, Tel Aviv’in bu hattı doğrudan kontrol altına alma arzusunu güçlendirdi.
Somaliland’ın Berbera Limanı, İsrail açısından yalnızca ticari değil, askeri açıdan da büyük önem taşıyor. Liman sunduğu önemli imkanlar ise şöyle sıralanıyor:
Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri merkezli DP World şirketinin limandaki etkinliği, İsrail–BAE–Somaliland hattında oluşan fiilî iş birliğini daha da görünür kılıyor.
Somaliland bölgesindeki Berbera Havalimanı’nda İsrail tarafından askeri üs kurulduğu uydu görüntüleriyle tespit edildi.
— Afroasya Today (@afroasyatoday) December 29, 2025
⚫️ Tesiste savaş uçakları ve İHA’lar için 12 yer altı hangarı bulunuyor.
⚫️ Havalimanında BAE’nin 2017’den bu yana askeri varlığını sürdürdüğü bildirildi. pic.twitter.com/Yco9shcfmx
Uzmanlara göre İsrail’in Somaliland hamlesi, tek başına değerlendirilmemeli. Bu adım; bölgedeki birçok aktöre karşı daha geniş bir stratejinin parçası olarak görülüyor. Öncelikli hedefler şu şekilde öne çıkıyor:
Bu bağlamda İsrail, Afrika üzerinden yeni bir jeopolitik hat inşa etmeye çalışıyor.
Resmî olarak doğrulanmasa da daha önce dikkatleri çeken bir başka başlık ise Gazze’ye ilişkin senaryolar.
ABD ve İsrail, Filistinlileri sürmek için Afrika'da yer bakıyor!
— Afroasya Today (@afroasyatoday) March 14, 2025
📰 AP:
⚫ ABD ve İsrail, Başkan Trump'ın önerdiği plan kapsamında Gazze'deki Filistinlilerin yerleştirilmesi için topraklarını kullanma konusunda Sudan, Somali ve Somaliland yetkilileriyle iletişime geçti. pic.twitter.com/CLKIPEPIm3
10 Ekim’de başlayan ateşkes öncesinde uluslararası medyada yer alan iddialara göre İsrail’in uzun vadeli planları arasında şu başlıklar yer alıyor:
Bu iddialar, Somaliland’ın tanınmasının yalnızca diplomatik değil, demografik ve stratejik sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.