Somali, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile liman işletmeleri, güvenlik iş birliği ve savunmayı kapsayan tüm ticari ve askerî anlaşmaları iptal etti. Mogadişu yönetimi, Abu Dabi’yi ülkenin egemenliğini zayıflatmakla suçlarken, kararın İsrail’in Somaliland’ı tanımasıyla bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.
Eklenme: 13.01.2026 11:57Somali Federal Hükümeti, Birleşik Arap Emirlikleri’ne karşı bugüne kadarki en kapsamlı adımını attı. Bakanlar Kurulu’nun pazartesi günü aldığı kararla, liman operasyonlarından savunma ve güvenlik iş birliğine kadar uzanan tüm ikili anlaşmalar iptal edildi. Karar, yabancı nüfuz, ayrılıkçı bölgeler ve federal otoritenin sınırları konusunda uzun süredir devam eden gerilimin sert biçimde tırmandığını gösterdi.
Anlaşmaların toplu şekilde feshedilmesiyle Mogadişu yönetimi, meseleyi basit bir sözleşme ihtilafı olarak değil, ulusal egemenlik ve siyasi bağımsızlığa yönelik bir tehdit olarak tanımladı.
Somali Savunma Bakanı Ahmed Moallim Fiqi, X hesabından yaptığı açıklamada kararın, “Birleşik Arap Emirlikleri ile bağlantılı ve Somali Cumhuriyeti’nin egemenliğini, ulusal birliğini ve siyasi bağımsızlığını zedeleyen uygulamalara dair güvenilir raporlar ve kanıtlar” sonrasında alındığını belirtti.
Abu Dabi’den karara ilişkin henüz resmî bir açıklama gelmezken, kamuoyundaki tartışma tek taraflı ilerliyor. Somali ise on yılı aşkın süredir limanlarını, güvenlik mimarisini ve bölgesel diplomasisini şekillendiren bu ilişkiyi yeniden tanımlamaya hazırlanıyor.

Analistler, Somali’nin bu adımını İsrail’in Aralık ayında Somaliland’ı tanımasıyla ilişkilendiriyor. Somaliland, 1991’de Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan etmiş ancak uluslararası alanda tanınmayan bir bölge konumunda bulunuyor.
Son yıllarda Somaliland, BAE’nin ticari ve güvenlik yatırımlarının merkezlerinden biri haline geldi. Özellikle DP World’ün Berbera Limanı’nda sahip olduğu 30 yıllık imtiyaz, bölgenin stratejik önemini artırdı. Somali hükümetine yakın bir kaynak, Mogadişu’da Abu Dabi’nin federal hükümeti devre dışı bırakarak ayrılıkçı ve özerk bölgelerde nüfuzunu pekiştirmesine yönelik öfkenin giderek arttığını belirtti.
Gerginliğin etkileri Somali sınırlarını da aşıyor. Abu Dabi, Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni silahlandırdığı yönündeki suçlamaları uzun süredir reddediyor. Buna rağmen BAE, Aralık ayında İsrail’in Somaliland’ı tanımasını kınayan ortak Arap-İslam bildirisini imzalamadı.
Öte yandan BAE, 7 Ocak’ta Afrika Birliği ile birlikte yayımladığı ortak açıklamada, “Somali’nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne, güvenliğine ve istikrarına destek” taahhüdünde bulundu.
Somali’nin anlaşmaları iptal etme kararının zamanlaması, Yemen’in Güney Geçiş Konseyi lideri Aidarous el-Zubaidi’nin 8 Ocak’ta Riyad’daki görüşmelere katılmayı reddederek Berbera üzerinden BAE’ye seyahat ettiği yönündeki haberlerle de örtüşüyor. Somali Göç ve Vatandaşlık İdaresi, olayın ardından “Somali’nin ulusal hava sahası ve havalimanlarının izinsiz kullanımı” iddiasıyla soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Bu gelişmeler, Berbera Limanı’nın ve Somaliland’ın, Somali’de yetki, egemenlik ve dış müdahale tartışmalarının sembolü haline geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi.