İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu, İtalya’nın Sicilya Adası’ndaki hazırlıklarını tamamlayarak yeniden Akdeniz’e açıldı. Avrupa Birliği filonun güvenliği için işgal rejimi İsrail’e açık çağrı yapmaktan kaçınırken, Birleşmiş Milletler İsrail’in Gazze’ye insani yardım girişine izin verme yükümlülüğü bulunduğunu vurguladı.
Eklenme: 29.04.2026 09:18İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukasını kırmayı ve bölgeye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu’nun “2026 Bahar Misyonu”, İtalya’nın Sicilya Adası’ndaki son hazırlıklarını tamamladıktan sonra Augusta’daki yat limanından Gazze’ye doğru yola çıktı.
Tekne sayısının 65’e ulaştığı bildirilen filo, belirlenen düzene göre limandan ayrılarak Akdeniz’e açıldı. Teknelerin direklerine çok sayıda Filistin bayrağı çekilirken, limanda toplanan Filistin destekçileri “Özgür Filistin” sloganları attı.
Filo, Gazze’de derinleşen insani krize dikkat çekmeyi, İsrail’in yasa dışı ablukasını gündemde tutmayı ve bölgeye temel insani yardım ulaştırmayı hedefliyor. Ancak Avrupa Birliği, filonun güvenliği için İsrail’e açık bir çağrı yapmaktan kaçınırken, Birleşmiş Milletler İsrail’in Gazze’ye insani yardım ulaştırılmasına izin verme yükümlülüğü olduğunu hatırlattı.
Küresel Sumud Filosu’nun “2026 Bahar Misyonu”, İtalya ayağını tamamlayarak 26 Nisan’da Sicilya’dan hareket etti. Barselona’dan yola çıkan ve daha sonra Sicilya’ya ulaşan teknelere, İtalya’dan katılan aktivistler de Siracusa ve Augusta’da dahil oldu.
Augusta Limanı’nda yapılan son hazırlıkların ardından tekneler sırayla Akdeniz’e açıldı. Filonun hareketi sırasında çok sayıda Filistin bayrağı dalgalandırıldı.
Liman çevresinde toplanan destekçiler, sloganlar ve klaksonlarla filoya destek verdi. Bu görüntüler, Gazze ablukasına karşı uluslararası sivil dayanışmanın yeniden sahaya indiğini gösterdi.

Küresel Sumud Filosu, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail’in yıllardır sürdürdüğü ablukayı kırmak amacıyla farklı ülkelerden sivil toplum kuruluşları, aktivistler ve gönüllülerin katılımıyla oluşturuldu.
Filo, yalnızca yardım taşıyan bir deniz konvoyu olarak değil, aynı zamanda Gazze’deki kuşatmaya karşı uluslararası sivil itirazın sembollerinden biri olarak görülüyor.
Gazze’de temiz su, gıda, ilaç, yakıt ve temel yaşam malzemelerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşanırken, filonun yeniden yola çıkması ablukaya karşı küresel duyarlılığı artırmayı hedefliyor.

Küresel Sumud Filosu’nun İtalya’dan yola çıkmasının ardından Avrupa Birliği’nin tutumu dikkat çekti. AB Komisyonu, filonun güvenliğinin sağlanması için işgal rejimi İsrail’e açık bir çağrı yapmaktan kaçındı.
AB Komisyonu Sözcüsü Eva Hrncirova, Gazze’deki insani durum konusunda İsrail ve AB üyesi ülkelerle düzenli temas halinde olduklarını belirtti. Hrncirova, “İnsani yardımlarımızı ulaştırabilmek için Gazze’ye engelsiz erişim çağrımızı sürekli yineliyoruz” mesajını verdi.
Ancak AB, geçmişte Küresel Sumud Filosu’nun uluslararası sularda İsrail müdahalesiyle karşılaşmasına rağmen, bu kez de filonun güvenliği konusunda doğrudan İsrail’e sorumluluk yükleyen net bir açıklama yapmadı.
AB Komisyonu Sözcüsü Hrncirova, filodaki kişilerin insani kararlılığına saygı duyduklarını söyledi ancak bu tür yardım ulaştırma yöntemlerini teşvik etmediklerini ifade etti.
Hrncirova, bu tutumun gerekçesini katılımcıların güvenliğinin riske girmesi olarak açıkladı. AB’nin bu yaklaşımı, Gazze’ye yardım götürmeye çalışan sivillerin güvenliği yerine, İsrail’in olası müdahalesini sorgulamaktan uzak durduğu eleştirilerine neden oldu.
Hrncirova, filoya karşı olmadıklarını belirterek AB’nin “ilkelere dayalı insani yardım” ulaştırılmasını desteklediğini söyledi. Ancak AB’nin açıklaması, Gazze ablukasını fiilen sürdüren işgal rejimi İsrail’e yönelik açık ve güçlü bir baskı içermedi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan ise Küresel Sumud Filosu’nun yola çıkmasına ilişkin yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’ye insani yardım girişine izin verme yükümlülüğünü hatırlattı.
Al-Kheetan, Gazze’de işgalci güç olan İsrail’in, Filistinlilerin tüm temel yaşam ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak ve insani yardımın girişine yönelik kısıtlamaları kaldırmak zorunda olduğunu belirtti.
BM Sözcüsü, “İsrail yetkililerinin, bu temel yaşam ihtiyaçları için tüm kısıtlamaları kaldırma ve Gazze’deki kişilere insani yardım ulaştırılmasına izin verme yükümlülüğü var” dedi.
BM, Gazze’deki durumun son derece vahim olmaya devam ettiğini belirtiyor. Bölgede temiz içme suyu, gıda, yemek pişirme gazı ve diğer temel ihtiyaçlarda ciddi kıtlıklar yaşanıyor.
Gazze nüfusunun büyük bölümü uzun süreli yerinden edilme nedeniyle derme çatma alanlarda yaşamaya zorlanıyor. Bu alanlarda koruma, sanitasyon ve hijyen imkanlarının yetersiz olması, sağlık sorunlarını daha da artırıyor.
İsrail’in yardım girişlerini sınırlandırması ve ablukayı sürdürmesi, Gazze’deki insani krizi her geçen gün daha ağır hale getiriyor. Küresel Sumud Filosu’nun yeniden yola çıkması, bu krize karşı uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.

Küresel Sumud Filosu’nun Eylül 2025’teki ilk girişimi, İsrail işgal güçlerinin uluslararası sulardaki müdahalesiyle engellenmişti.
İsrail ordusu, filoyu Akdeniz’in uluslararası sularında yasa dışı şekilde durdurmuş, teknelere zorla çıkmış ve gönüllüleri alıkoyarak İsrail’e götürmüştü.
Bu geçmiş müdahale, 2026 Bahar Misyonu’nun güvenliği konusundaki endişeleri artırıyor. Aktivistler, aynı ihlallerin tekrarlanmaması için uluslararası toplumun ve devletlerin sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor.

Küresel Sumud Filosu, Gazze ablukasına karşı sivil direnişin ve uluslararası dayanışmanın önemli sembollerinden biri haline geldi.
Farklı ülkelerden gelen aktivistler, sivil toplum temsilcileri ve gönüllüler, Gazze’ye yardım ulaştırmanın yanı sıra İsrail ablukasının uluslararası hukuk ve insanlık vicdanı açısından kabul edilemez olduğunu göstermek istiyor.
Filo, Gazze’deki sivillerin yalnız bırakılmadığı mesajını taşırken, işgal rejimi İsrail’in deniz ablukasına karşı küresel vicdanın harekete geçtiğini de ortaya koyuyor.

Küresel Sumud Filosu’nun İtalya’dan ayrılmasıyla gözler Akdeniz’deki seyrine çevrildi. Filonun Gazze’ye ulaşma çabası, İsrail’in olası müdahalesi ve uluslararası toplumun tutumu önümüzdeki günlerde yakından takip edilecek.
AB’nin çekingen tavrı ve BM’nin hukuki yükümlülük vurgusu, Gazze meselesinde Batı kurumları arasındaki yaklaşım farkını bir kez daha ortaya koydu.
Gazze’de açlık, susuzluk ve sağlık krizinin derinleştiği bir dönemde yola çıkan Küresel Sumud Filosu, yalnızca insani yardım taşıyan bir konvoy değil, aynı zamanda İsrail ablukasına karşı uluslararası vicdanın denizdeki sesi olarak görülüyor.