News-1

Sıcak Bölgeler

Hürmüz’de Tansiyon Yine Yükseldi: ABD’den İran’a Apache Misillemesi

ABD ordusu, Hürmüz Boğazı yakınlarında düşen Apache tipi helikopteri gerekçe göstererek İran’a ait hava savunma sistemleri, radar sahaları ve askeri noktaları hedef aldığını duyurdu. İran Devrim Muhafızları ise Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt’teki ABD üslerine saldırılar düzenlediğini açıkladı.

Eklenme: 10.06.2026 17:32
Bu Haberi
Paylaş

Hürmüz Boğazı çevresinde ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden tırmandı.

ABD ordusu, 9 Haziran Pazartesi günü Hürmüz Boğazı yakınlarında düşen Apache tipi askeri helikopterin ardından İran’a yönelik bir dizi saldırı düzenlediğini açıkladı. Washington yönetimi saldırıları “orantılı karşılık” olarak nitelendirirken, İran Devrim Muhafızları Ordusu Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt’teki ABD hedeflerine misilleme saldırıları düzenlediğini duyurdu.

Bölgedeki son gelişmeler, İran, ABD ve işgal rejimi İsrail hattında kırılgan ateşkes ve müzakere sürecinin daha da zora girdiğini gösterdi.

ABD, HÜRMÜZ YAKINLARINDA İRAN HEDEFLERİNİ VURDU

ABD Merkez Komutanlığı, Hürmüz Boğazı yakınlarında İran’a ait askeri ve gözetleme noktalarının hedef alındığını açıkladı.

Açıklamaya göre saldırılarda hava savunma sistemleri, yer kontrol istasyonları, radar sahaları ve askeri altyapı unsurları vuruldu. ABD ordusu, saldırıların Hürmüz Boğazı üzerinde devriye görevinde bulunan Apache tipi helikopterin düşürülmesine karşılık olarak düzenlendiğini savundu.

CENTCOM, ilk saldırı dalgasının ardından yaptığı açıklamada görevin tamamlandığını bildirdi. Washington yönetimi saldırıyı, “gerekçesiz İran saldırganlığına orantılı bir yanıt” olarak tanımladı.

APACHE HELİKOPTERİ DÜŞMÜŞTÜ

ABD ordusuna ait Apache tipi helikopter, 9 Haziran Pazartesi günü Hürmüz Boğazı yakınlarında düşmüştü. Helikopterde bulunan iki pilotun sağ kurtarıldığı ve yaralanmadığı açıklanmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, helikopterin İran tarafından düşürüldüğünü öne sürerek ABD’nin bu olaya “mutlaka karşılık vermesi gerektiğini” söyledi.

Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İki pilot vardı, her ikisi de güvende ve yaralanmadı” ifadelerini kullandı. ABD tarafı, iki mürettebatın Amerikan insansız deniz aracı tarafından kurtarıldığını duyurdu.

İRAN SORUMLULUĞU ÜSTLENMEDİ

ABD, Apache helikopterinin İran tarafından düşürüldüğünü iddia ederken, İran tarafı doğrudan sorumluluk üstlenmedi. İran kaynakları, olayın netleşmediğini ve Washington’un suçlamalarının gerilimi tırmandırma amacı taşıdığını savundu.

ABD kaynakları ise helikopterin düşmesinde bir insansız hava aracının rol oynamış olabileceğini, ancak bunun kasıtlı bir saldırı olup olmadığının henüz kesinleşmediğini belirtti.

Bu belirsizlik, Washington’un İran’a yönelik saldırılarının aceleci ve gerilimi büyüten bir adım olduğu yorumlarını güçlendirdi.

İRAN’DAN ABD ÜSLERİNE MİSİLLEME

ABD’nin İran’daki hedefleri vurmasının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt’teki ABD hedeflerine saldırılar düzenlediğini açıkladı.

İran devlet medyasında yer alan bilgilere göre Bahreyn’deki ABD üssü drone saldırısıyla, Ürdün’deki üs ise füze saldırısıyla hedef alındı. Kuveyt ordusu ise ülkesine yönelik bir saldırının hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini duyurdu.

İran Devrim Muhafızları, toplam 21 hedefin vurulduğunu açıklarken, ABD makamlarından saldırıların yol açtığı hasara ilişkin net bir bilgi paylaşılmadı.

ARAKÇİ: GÜVENDE OLMAK İSTİYORSANIZ BÖLGEMİZİ TERK EDİN

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, son çatışmalara ilişkin yaptığı açıklamada ABD’ye sert mesaj verdi.

Arakçi, “Savaş alanındaki kayıplarına rağmen ABD kararlılığımızı test etmeyi seçti. Güçlü ordumuz hiçbir tehdidi ya da saldırıyı yanıtsız bırakmayacak. Güvende olmak istiyorsanız bölgemizi terk edin” ifadelerini kullandı.

Tahran yönetimi, ABD’nin Körfez’deki askeri varlığını bölgesel istikrarsızlığın ana sebeplerinden biri olarak görüyor. İran’a göre Washington, işgal rejimi İsrail’e verdiği koşulsuz destekle bölgeyi sürekli savaş atmosferinde tutuyor.

ABD ÜSLERİNDE ALARM DURUMU

İran’ın misilleme saldırılarının ardından Bahreyn’de hava saldırısı alarmı verildiği bildirildi. Bölgedeki ABD üslerinde güvenlik önlemleri artırıldı.

Kuveyt ordusu bir saldırının engellendiğini açıklarken, Ürdün ve Bahreyn’deki gelişmelere ilişkin ayrıntılar netleşmedi. ABD makamları, üslerde herhangi bir can kaybı veya ciddi hasar olup olmadığı konusunda kapsamlı açıklama yapmadı.

Hürmüz Boğazı, Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün hattında yaşanan gelişmeler, ABD-İran geriliminin artık yalnızca deniz sahasıyla sınırlı kalmadığını gösterdi.

TRUMP’TAN SERT MİSİLLEME MESAJI

ABD Başkanı Donald Trump, Apache helikopterinin düşürülmesinin ardından yaptığı açıklamada Washington’un karşılık vermek zorunda olduğunu söyledi.

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinde devriye gezen gelişmiş bir Apache helikopterini düşürdüğünü öne sürdü. Pilotların yaralanmadığını belirten Trump, “Amerika Birleşik Devletleri’nin bu saldırıya mutlaka karşılık vermesi gerekiyor” dedi.

Trump’ın açıklaması, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının siyasi zeminini oluşturdu. Ancak Washington’un bu hamlesi, bölgede savaş riskini daha da artırdı.

KALİBAF’TAN MİSİLLEME SİNYALİ

İran’ın Washington ile görüşmelerindeki önemli isimlerden Muhammed Bakır Kalibaf da ABD’ye yönelik dikkat çeken bir mesaj paylaştı.

Kalibaf, “Diplomasi dilini tercih ediyoruz, ancak diğer dilleri çok daha akıcı konuşuyoruz. Taahhütlerinizi bozarsanız, en iyi konuştuğumuz dile geçeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, İran’ın diplomasi masasını tamamen terk etmek istemediğini ancak askeri karşılık verme kapasitesini de açık şekilde göstermek istediğini ortaya koydu.

ABD-İRAN MÜZAKERELERİ ZORA GİRDİ

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington’un İran’ın nükleer programını uzun vadede çözüme kavuşturacak bir anlaşmaya çok yakın olduğunu söyledi. Vance, anlaşmanın bir hafta içinde de birkaç ay içinde de gerçekleşebileceğini belirtti.

Ancak Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan karşılıklı saldırılar, müzakere sürecini daha kırılgan hale getirdi. İran, ABD’nin saldırılarını diplomatik taahhütlerin ihlali olarak değerlendirirken, Washington ise saldırıları helikopter olayına karşılık olarak savunuyor.

Bu tablo, tarafların bir yandan müzakereyi sürdürmeye çalıştığını, diğer yandan sahada askeri baskı kurmaya devam ettiğini gösteriyor.

İŞGAL REJİMİ İSRAİL GERİLİMİN MERKEZİNDE

Bölgedeki son gerilim, işgal rejimi İsrail’in Lübnan’a ve İran’a yönelik saldırılarından bağımsız değerlendirilmiyor. İran, işgal rejimi İsrail’in Beyrut’a yönelik saldırılarının ardından Siyonist rejime füze saldırıları düzenlemişti.

Buna karşılık işgal rejimi İsrail, İran’ın batı ve orta bölgelerine hava saldırıları gerçekleştirmişti. İran Devrim Muhafızları, saldırıların bir hafta sürecek aralıksız operasyonların başlangıcı olduğunu duyurmuştu.

Daha sonra İran, işgal rejimi İsrail’e yönelik operasyonları durdurduğunu açıklamış, Gazze kasabı Netanyahu da İran’a yönelik saldırıların “şu an için” durdurulduğunu ancak savaşın sona ermediğini söylemişti.

LÜBNAN VE GAZZE HATTI DA KRİZİN PARÇASI

İşgal rejimi İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi, İran ve bölgedeki direniş hattı açısından yeni bir kırmızı çizgi olarak değerlendiriliyor.

Gazze’de soykırımı sürdüren Siyonist rejim, Lübnan’da da ateşkesi ihlal eden saldırılar düzenleyerek bölgesel savaşı büyüten ana aktörlerden biri olmaya devam ediyor.

ABD’nin işgal rejimine verdiği askeri ve siyasi destek ise İran, Yemen, Lübnan ve Körfez hattında daha geniş bir çatışma riskini canlı tutuyor.

ÇİN’DEN GERİLİMİ DURDURMA ÇAĞRISI

Çin Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu’daki çatışmalardan derin kaygı duyduğunu açıkladı. Pekin yönetimi, taraflara gerilimi tırmandıran adımlardan kaçınma çağrısı yaptı.

Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, dünya enerji piyasaları ve küresel ticaret açısından kritik önem taşıyor. Bölgedeki her askeri hareketlilik petrol fiyatları, deniz taşımacılığı ve küresel tedarik zincirleri üzerinde doğrudan etki oluşturuyor.