Almanya, suç işledikleri gerekçesiyle hüküm giymiş Afgan vatandaşlarının düzenli şekilde Afganistan’a gönderilmesi konusunda Afganistan İslam Emirliği yönetimiyle teknik mutabakata vardı. Avrupa’da göç baskısı artarken, insan hakları kuruluşları geri gönderilecek kişilerin güvenliği konusunda endişe duyuyor.
Eklenme: 24.06.2026 11:10 | Güncelleme: 24.06.2026 11:20Almanya, hüküm giymiş Afgan vatandaşlarının sınır dışı edilmesi için Afganistan İslam Emirliği yönetimiyle doğrudan temaslarını artırdı.
Yerel basına yansıyan bilgilere göre Berlin yönetimi, Afganistan’a düzenli sınır dışı uçuşları yapılmasını öngören teknik bir mutabakata vardı. Anlaşma kapsamında ayda üç charter uçuşuna kadar sınır dışı seferi düzenlenebileceği, ayrıca bazı iadelerin tarifeli uçuşlarla yapılabileceği belirtiliyor.
Avrupa Birliği ülkeleri Afganistan İslam Emirliği yönetimini resmen tanımasa da Almanya’nın adımı ve Brüksel’de yapılan kapalı görüşmeler, göç ve geri kabul dosyasında fiili temasların derinleştiğini gösteriyor.
Almanya, ülkede suç işledikleri gerekçesiyle hüküm giymiş Afgan vatandaşlarının düzenli şekilde Afganistan’a gönderilmesi için yeni bir süreç başlattı.
Alman basınına göre Berlin yönetimi, Afganistan İslam Emirliği ile teknik düzeyde mutabakata vardı. Mutabakatın, sınır dışı edilecek kişilerin kimlik tespiti, seyahat belgeleri, güvenlik kontrolleri ve uçuş düzenlemelerini kapsadığı bildirildi.
Almanya’nın bu adımı, Avrupa’da düzensiz göç ve güvenlik tartışmalarının yeniden yükseldiği bir dönemde geldi.
Mutabakat kapsamında Almanya’dan Afganistan’a ayda üç charter uçuşuna kadar sınır dışı seferi düzenlenebileceği ifade ediliyor.
Bunun yanında, bazı Afgan vatandaşlarının tarifeli uçuşlarla da geri gönderilebileceği belirtiliyor.
Almanya’da hâlihazırda hakkında sınır dışı kararı bulunan ve suç dosyaları nedeniyle öncelikli görülen çok sayıda Afgan vatandaşının bulunduğu aktarılıyor.
Görüşmeler kapsamında Afganistan İslam Emirliği heyetinden bazı yetkililere geçici vize verildi.
Heyette Afganistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abdulkahhar Belhi’nin de yer aldığı bildirildi. Yetkililerin, sınır dışı süreçlerinde kimlik doğrulama ve seyahat belgelerinin düzenlenmesi gibi teknik konularda temas yürüttüğü belirtiliyor.
Almanya, Afganistan İslam Emirliği yönetimini resmen tanımadığını vurgulasa da sınır dışı dosyasında fiili iş birliği kanallarını kullanıyor.
Almanya ile Afganistan İslam Emirliği arasındaki temaslar, Brüksel’de yapılan kapalı görüşmelerle aynı döneme denk geldi.
Avrupa Birliği yetkilileri ile Afganistan İslam Emirliği heyeti arasında yapılan toplantılarda, Avrupa’da yasal oturum hakkı bulunmayan veya suç dosyaları nedeniyle sınır dışı edilmesi gündeme gelen Afgan vatandaşlarının durumu ele alındı.
Görüşmelerin teknik düzeyde olduğu ve Afganistan’daki fiili yönetimin resmen tanınması anlamına gelmediği savunuldu.

Afganlar, Avrupa Birliği ülkelerindeki en büyük sığınmacı gruplarından birini oluşturuyor.
Son yıllarda Avrupa’da artan düzensiz göç baskısı, aşırı sağın yükselişi ve güvenlik tartışmaları, hükümetleri daha sert sınır dışı politikalarına yöneltti.
Almanya’da da hükümet, suç işlediği belirtilen yabancıların sınır dışı edilmesini hızlandırma yönünde siyasi baskı altında bulunuyor.
Afganistan, yıllarca ABD öncülüğündeki Batı müdahalesinin ağır sonuçlarını yaşadı.
Bugün Avrupa ülkeleri, savaş ve işgalin ardından oluşan göç yükünü azaltmak için Afganistan’daki fiili yönetimle sınır dışı görüşmeleri yürütüyor.
Bu tablo, Batı’nın kendi güvenliği ve iç siyaseti söz konusu olduğunda insan hakları söylemini geri plana atabildiği eleştirilerini güçlendiriyor.
Almanya ile Afganistan İslam Emirliği arasındaki sınır dışı mutabakatı, Avrupa’nın Afgan göçmen politikalarında yeni bir döneme girdiğini gösteriyor.
Resmi tanıma olmadan yürütülen teknik temaslar, ilerleyen süreçte diğer Avrupa ülkeleri için de örnek teşkil edebilir.
Ancak bu sürecin nasıl uygulanacağı, geri gönderilecek kişilerin hangi güvencelere sahip olacağı ve Afganistan’daki fiili yönetimle temasların hangi sınırda tutulacağı tartışma konusu olmaya devam edecek.