News-1

Sıcak Bölgeler

İran’dan ABD’ye Hürmüz Teklifi: Abluka Kalksın, Nükleer Görüşmeler Ertelensin

İran’ın, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve ABD ablukasının kaldırılması için Washington’a yeni bir teklif sunduğu iddia edildi. Tahran’ın, savaşın sona ermesi ve ateşkesin kalıcı hale gelmesi karşılığında nükleer müzakerelerin sonraki aşamaya bırakılmasını istediği belirtilirken, İranlı yetkililer ABD’nin artık İran’ın şartlarını kabul etmek zorunda olduğunu vurguladı.

Eklenme: 27.04.2026 18:46 | Güncelleme: 27.04.2026 18:52
Bu Haberi
Paylaş

İran’ın, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin çözülmesi ve ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması için Washington’a yeni bir teklif sunduğu iddia edildi. ABD merkezli Axios’un bilgi sahibi yetkililere dayandırdığı haberine göre Tahran yönetimi, teklifi Pakistan aracılığıyla ABD’ye iletti.

İran’ın önerisinde önceliğin nükleer müzakerelere değil, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına, ateşkesin uzatılmasına ve savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesine verildiği belirtiliyor. Nükleer programa ilişkin görüşmelerin ise ancak ablukanın kaldırılması ve deniz geçişlerinin normale dönmesinden sonra ele alınması teklif edildi.

Washington’un İran’a yönelik baskı ve abluka siyaseti bölgesel krizi derinleştirirken, Hürmüz Boğazı’nın kapanması enerji piyasaları, deniz taşımacılığı ve bölge ülkeleri üzerinde ağır sonuçlar doğurdu. Tahran ise ABD’nin askeri baskı yoluyla sonuç alamadığını, artık İran’ın şartlarını dikkate almak zorunda olduğunu savunuyor.

İRAN’DAN ABD’YE YENİ HÜRMÜZ TEKLİFİ

İddialara göre İran, Pakistanlı arabulucular üzerinden ABD’ye ilettiği teklifte Hürmüz Boğazı’ndaki krizin çözülmesini ilk gündem maddesi yaptı. Teklifte, ateşkesin uzun süreli şekilde uzatılması ya da tarafların savaşın kalıcı olarak sona ermesi konusunda anlaşmaya varması öngörülüyor.

İran’ın önerisine göre nükleer müzakereler, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve ABD ablukasının kaldırılmasının ardından ayrı bir aşamada başlatılacak.

Bu yaklaşım, Tahran’ın ABD’nin bütün başlıkları tek pakette dayatma çabasına karşı önceliği bölgesel güvenlik ve deniz ticaretinin normalleşmesine verdiğini gösteriyor.

TEKLİF PAKİSTAN ÜZERİNDEN WASHINGTON’A İLETİLDİ

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin, İslamabad’daki temasları sırasında bu öneriyi gündeme getirdiği ileri sürüldü. Erakçi’nin Pakistanlı, Mısırlı, Türk ve Katarlı arabuluculara İran yönetimi içinde ABD’nin taleplerine nasıl cevap verileceği konusunda farklı değerlendirmeler bulunduğunu ilettiği iddia edildi.

Tahran’ın önerisi Beyaz Saray’a ulaştırılırken, ABD yönetiminin teklifi kabul edip etmeyeceği henüz netlik kazanmadı. Ancak Washington’un İran’a karşı izlediği abluka politikasının bölgesel ve küresel maliyetinin giderek arttığı belirtiliyor.

ABD’nin Hürmüz Boğazı çevresindeki baskısı, yalnızca İran’ı değil, bölge ülkelerini, enerji ithalatçılarını ve küresel deniz taşımacılığını da doğrudan etkiliyor.

ABD ABLUKASI KRİZİ DERİNLEŞTİRDİ

ABD ile İran arasında 8 Nisan’da varılan ateşkes anlaşmasının ardından Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerden sonuç çıkmadı. Bunun üzerine ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan’da İran’a “deniz ablukası” uygulanması talimatı verdi.

ABD güçleri, Hürmüz Boğazı’na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başladı. Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda İran’a ait bazı ticari gemilerin hedef alındığı, bazı gemilere el konulduğu bildirildi.

İran ise buna karşılık Hürmüz Boğazı çevresinde biri İsrail bağlantılı olmak üzere bazı gemilere müdahale etti. Böylece ABD’nin baskı hamlesi, deniz ticaretini rahatlatmak yerine krizi daha da büyüten yeni bir gerilim hattına dönüştü.

TAHRAN: ABD İRAN’IN ŞARTLARINI KABUL ETMEK ZORUNDA

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, Tahran ile Washington arasındaki müzakerelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Rızai, bölge ülkeleri ile petrol alıcılarının Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin kapanması nedeniyle ABD’ye baskı yaptığını belirtti. Bu ülkelerin, boğazın yeniden açılması için Washington’dan gerekli şartları oluşturmasını istediğini söyledi.

Rızai, “Eğer ABD akıllıca davranmak istiyorsa, İran’ın müzakerelerdeki şartlarını kabul etmekten başka seçeneği yok” ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, Tahran’ın ABD’nin yaptırım, tehdit ve abluka politikalarına karşı müzakere masasında geri adım atmayacağı mesajı olarak değerlendirildi.

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA YENİ DÖNEM SİNYALİ

İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı’nın savaş öncesindeki işleyişine aynı şekilde dönmeyeceğini belirtiyor. Rızai, boğazdan geçişlerin ücretlendirilmesi ve güvenlik koordinasyonu için İran Meclisinde gerekli yasal düzenlemelere ilişkin çalışmalar yapıldığını aktardı.

Tahran’ın bu adımı, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü daha kurumsal hale getirme çabası olarak görülüyor. İran, boğazın güvenliği konusunda kendi rolünün tanınmasını ve ABD’nin tek taraflı baskı araçlarının sona ermesini istiyor.

Rızai, İran’ın ABD ile yürütülen müzakerelerde belirlediği 10 şarttan geri adım atmayacağını da vurguladı.

MERZ: ABD’NİN İRAN SAVAŞINI BİTİRECEK PLANI YOK

Almanya Başbakanı Friedrich Merz de ABD’nin İran savaşındaki stratejisini eleştirdi. Merz, ABD’nin İran’daki savaşı hızlı bir şekilde sona erdirebileceğine inanmadığını söyledi.

Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Marsberg’de öğrencilerle bir araya gelen Merz, İranlıların beklenenden daha güçlü olduğunu ve Amerikalıların müzakerelerde ikna edici bir strateji ortaya koyamadığını belirtti.

Merz, “Bu tür çatışmaların sorunu her zaman şudur: Sadece içeri girmek yetmez, aynı zamanda tekrar çıkmak da gerekir. Bunu Afganistan’da 20 yıl boyunca çok acı bir şekilde gördük. Irak’ta da gördük” dedi.

Bu sözler, ABD’nin daha önce Afganistan ve Irak’ta yaşadığı stratejik çıkmazların İran savaşında da tekrarlandığı yorumlarına yol açtı.

“ABD PLANSIZ ŞEKİLDE SAVAŞA GİRDİ”

Merz, ABD’nin İran’daki savaşa somut bir çıkış planı olmadan girdiğini ve bu nedenle çatışmayı sona erdirmenin daha da zorlaştığını savundu.

Almanya Başbakanı, İranlıların çok iyi müzakere ettiğini ya da gerektiğinde müzakere etmemekte çok yetenekli davrandığını belirterek, “Bütün bir ulus İran liderliği tarafından aşağılanıyor” ifadelerini kullandı.

Merz’in açıklamaları, Washington’un İran’a karşı yürüttüğü savaş ve abluka politikasının Batı ittifakı içinde de sorgulanmaya başlandığını gösterdi.

ABD’NİN BASKI SİYASETİ SONUÇ VERMEDİ

İran’ın yeni teklifi, ABD’nin askeri baskı ve deniz ablukası üzerinden Tahran’ı geri adım attırma politikasının beklenen sonucu vermediğini ortaya koyuyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, enerji piyasalarında dalgalanmalara, deniz taşımacılığında aksamaya ve bölgesel ülkeler üzerinde ekonomik baskıya neden oldu.

Tahran ise bu süreçte Hürmüz Boğazı’nı yalnızca bir deniz geçiş hattı değil, ABD’nin bölgesel baskı siyasetine karşı stratejik bir koz olarak kullandı.

İran’ın, “önce abluka kalksın ve savaş sona ersin, nükleer görüşmeler sonra başlasın” yaklaşımı, Washington’un tüm başlıkları aynı anda dayatma stratejisini boşa çıkarmayı hedefliyor.

KRİZİN SEYRİ WASHINGTON’UN CEVABINA BAĞLI

İran’ın Pakistan aracılığıyla ilettiği teklifin ardından gözler Washington’un vereceği cevaba çevrildi. ABD’nin teklifi kabul etmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, ateşkesin uzatılması ve savaşın sona erdirilmesine yönelik yeni bir süreç başlayabilir.

Ancak ABD’nin nükleer programı ilk aşamada masaya getirme ısrarını sürdürmesi halinde, diplomatik çıkmazın devam etmesi bekleniyor.

Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan kriz, ABD’nin emperyal baskı araçlarının bölgeyi nasıl küresel bir enerji ve güvenlik krizine sürüklediğini bir kez daha gösterdi. İran ise bu süreçte, Washington’un askeri ve ekonomik baskısına karşı şartlarını masaya koyarak pazarlık gücünü korumaya çalışıyor.