İşgalci İsrail ordusu, Gazze ablukasını kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na Akdeniz’deki uluslararası sularda saldırı başlattı. Kriz Masası, filodaki 23 gemiyle irtibatın kesildiğini açıklarken, bazı teknelere İsrail askerlerinin çıktığı bildirildi.
Eklenme: 18.05.2026 10:49 | Güncelleme: 18.05.2026 12:09İsrail işgal rejimi, Gazze’ye yönelik insanlık dışı ablukayı kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nu uluslararası sularda hedef aldı.
Akdeniz’de seyir halindeki filoya İsrail savaş gemileri ve hücumbotlarıyla müdahale edilirken, teknelerin çevresinde askeri unsurların görüldüğü, bazı teknelere yanaşıldığı ve aktivistlerle iletişimin kesildiği bildirildi.
Küresel Sumud Filosu Kriz Masası, saldırıya uğrayan filodaki 23 gemiyle irtibatın koptuğunu duyurdu. İsrail’in sivil aktivistlere ve insani yardım taşıyan teknelere yönelik bu saldırısı, uluslararası hukukta yeni bir korsanlık eylemi olarak değerlendiriliyor.
İsrail ordusu, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu’na Akdeniz’deki uluslararası sularda müdahale etti.
Filo Kriz Masası, Kıbrıs Adası açıklarında bulunan teknelerden iki savaş gemisinin görüldüğünü, bazı İsrail hücumbotlarının teknelere yanaşarak tacizde bulunduğunu açıkladı.
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, İsrail askeri unsurlarının yardım teknelerine yaklaştığı, bazı teknelerdeki aktivistlerin canlı yayınlarının kesildiği ve güvenlik gerekçesiyle telefonlarını denize attığı görüldü.
Bu gelişmeler, İsrail’in Gazze’ye giden insani yardım girişimlerini yalnızca engellemekle kalmadığını, uluslararası sularda sivil teknelere doğrudan saldırdığını bir kez daha ortaya koydu.

Küresel Sumud Filosu Kriz Masası, İsrail ordusunun saldırısı sonrası filodaki 23 gemiyle irtibatın kesildiğini duyurdu.
Kriz Masası yetkilileri, “İsrail ordusunun taciz ettiği bir teknemizle irtibat koptu” açıklamasının ardından temas kaybının daha fazla tekneye yayıldığını bildirdi.
Bazı teknelere İsrail askerlerinin çıktığı, aktivistlerin alıkonulma riskiyle karşı karşıya kaldığı ve iletişim sistemlerine müdahale edildiği aktarıldı.
İrtibatın kesilmesi, filodaki aktivistlerin güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açtı.
🚨 Küresel Sumud Filosu kriz masası, uluslararası sularda haydut İsrail'in saldırısına uğrayan filodaki 23 gemiyle irtibatın kesildiğini açıkladı. https://t.co/S1c2BCV2kf pic.twitter.com/wuumSXjolX
— Afroasya Today (@afroasyatoday) May 18, 2026
İsrail basınında da müdahalenin başladığına dair haberler yer aldı. Teknelerdeki bazı aktivistler canlı yayınlarda İsrail askerlerinin yaklaştığını duyurdu.
Görüntülerde aktivistlerin, İsrail askerlerinin müdahalesine karşı şiddetsiz direniş tavrı gösterdiği, telefonlarını denize attığı ve ellerini havaya kaldırdığı görüldü.
Aktivistler, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıktıklarını, amaçlarının sivil halka destek olmak ve ablukanın hukuksuzluğunu dünyaya duyurmak olduğunu belirtti.
İsrail ise her zaman olduğu gibi insani yardım girişimini “güvenlik” bahanesiyle hedef aldı.
İsrail işgal donanması, Küresel Sumud Filosu teknelerine müdahaleye başladı. pic.twitter.com/Gs5ywZZg5E
— Afroasya Today (@afroasyatoday) May 18, 2026
Küresel Sumud Filosu’ndan yapılan bilgilendirmeye göre, filoda 52 tekne ve toplam 426 katılımcı yer alıyor.
Filoda 96 Türk aktivistin bulunduğu, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, ABD, Arjantin, Avustralya, Avusturya, Bahreyn, Belçika, Brezilya, Cezayir, Endonezya, Fas, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İtalya, İsviçre, Kanada, Libya, Malezya, Meksika, Mısır, Moritanya, Norveç, Pakistan, Polonya, Romanya, Slovakya, Sri Lanka, Şili, Tunus, Umman, Vietnam ve Yeni Zelanda’dan aktivistlerin yer aldığı bildirildi.
Bu geniş katılım, Gazze ablukasına karşı küresel vicdanın harekete geçtiğini ve İsrail’in baskılarına rağmen uluslararası dayanışmanın sürdüğünü gösteriyor.
Küresel Sumud Filosu, Gazze Şeridi’ne uygulanan hukuksuz ablukayı kırmak ve bölgeye yaşamsal insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıktı.
Gazze’de halk, uzun süredir İsrail’in saldırıları, açlık politikası, yakıt kıtlığı, ilaç eksikliği ve altyapı yıkımı altında yaşam mücadelesi veriyor. Çocuklar, kadınlar, hastalar ve yaşlılar temel gıda, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişimde ağır zorluklarla karşı karşıya kalıyor.
Filo, bu tabloya karşı yalnızca yardım ulaştırmayı değil, aynı zamanda İsrail’in Gazze’yi dünyadan koparan ablukasını uluslararası kamuoyunun gündemine taşımayı hedefliyor.
#SONDAKİKA | Küresel Sumud Filosu, 54 tekne ve 500'den fazla katılımcı ile Muğla'nın Marmaris ilçesinden Siyonist abluka altındaki Gazze'ye ulaşmak üzere Akdeniz'e açıldı. pic.twitter.com/yyO3ZV1lgx
— Afroasya Today (@afroasyatoday) May 14, 2026
İsrail işgal güçleri, 2026 Bahar Misyonu kapsamında yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na daha önce de hukuk dışı müdahalede bulunmuştu.
29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında gerçekleşen saldırıda İsrail ordusu, uluslararası sularda aktivistleri taşıyan teknelere müdahale etmiş, Gazze’ye yüzlerce deniz mili uzaklıkta çok sayıda aktivisti alıkoymuştu.
Saldırıda 175 aktivistin alıkonulduğu, bazı aktivistlerin kötü muameleye maruz kaldığı ve yaralandığı bildirilmişti. Türkiye, söz konusu müdahaleyi “korsanlık eylemi” olarak nitelendirmişti.
Bu son saldırı, İsrail’in uluslararası sularda sivil yardım girişimlerine yönelik sistematik saldırı politikasını sürdürdüğünü gösteriyor.
İsrail işgal güçleri, Ağustos 2025’te de 44’ten fazla ülkeden 500 aktivisti taşıyan 40’tan fazla tekneyle Gazze’ye yönelen Küresel Sumud Filosu’na benzer bir saldırıda bulunmuştu.
O dönemde de İsrail güçleri insani yardım taşıyan tekneleri durdurmuş, aktivistleri alıkoymuş ve Gazze’ye ulaşmalarını engellemişti.
İşgalci İsrail’in bu tekrar eden saldırıları, Gazze ablukasının yalnızca askeri değil, aynı zamanda diplomatik, hukuki ve insani bir kuşatma olduğunu ortaya koyuyor.
İsrail’in uluslararası sularda sivil teknelere müdahale etmesi, uluslararası hukuk açısından ciddi tartışmalara yol açıyor.
Gazze’ye insani yardım götüren teknelerin askeri hedef olmadığı, aktivistlerin silahsız ve sivil olduğu, filonun amacının insani yardım ve abluka karşıtı farkındalık olduğu vurgulanıyor.
Bu nedenle İsrail’in yardım filosuna yönelik saldırısı, aktivistler ve hukuk çevreleri tarafından korsanlık, keyfi alıkoyma ve insani yardımın engellenmesi olarak değerlendiriliyor.
İsrail işgal rejimi, Gazze’de sivilleri açlık ve kuşatma altında bırakırken, bölgeye yardım ulaştırmak isteyen uluslararası sivil girişimleri de hedef alıyor.
İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na saldırısı, Gazze’ye yardım girişlerini engelleme politikasının denizlerdeki son örneği oldu.
İşgal rejimi, kara kapılarında yardımları kısıtlıyor, yardım tırlarının girişini engelliyor, yakıt ve tıbbi malzeme geçişini sınırlıyor. Denizden gelen sivil yardım girişimlerini ise askeri güç kullanarak durduruyor.
Bu politika, Gazze’deki insani felaketi derinleştirirken, İsrail’in uluslararası toplumun tepkilerine rağmen kuşatma ve açlığı bir savaş aracı olarak kullanmaya devam ettiğini gösteriyor.
Küresel Sumud Filosu, adını Filistin halkının direniş, sebat ve topraklarına bağlılık iradesini ifade eden “sumud” kavramından alıyor.
Filo, farklı ülkelerden aktivistleri aynı hedef etrafında bir araya getirerek Gazze halkının yalnız olmadığını dünyaya gösteriyor.
İsrail’in saldırıları, alıkoymaları ve tehditleri, filonun taşıdığı sembolik anlamı daha da güçlendiriyor. Çünkü her saldırı, Gazze ablukasının hukuksuzluğunu ve İsrail’in insani yardımdan dahi korkan işgalci karakterini bir kez daha görünür hale getiriyor.
Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırı, Gazze için daha güçlü ve etkili uluslararası dayanışma ihtiyacını ortaya koydu.
İslam dünyasının, sivil yardım girişimlerine yönelik İsrail saldırılarına karşı ortak tavır alması; uluslararası toplumun ise İsrail’in uluslararası sulardaki korsanlık eylemlerine karşı somut yaptırım uygulaması gerekiyor.
Gazze halkı açlık, bombardıman, yerinden edilme ve kuşatma altında hayatta kalmaya çalışırken, insani yardım taşıyan teknelere saldırılması yalnızca aktivistlere değil, insanlığın ortak vicdanına yönelmiş bir saldırıdır.
İsrail işgal rejiminin Küresel Sumud Filosu’na yönelik son saldırısı, Gazze ablukasının kırılması ve Filistin halkının özgürlüğü için uluslararası dayanışmanın daha da büyütülmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi.