Hindistan’da Madhya Pradeş Yüksek Mahkemesi, Dhar kentindeki tarihi Kamal Maula Camisi’nin de içinde bulunduğu Bhojshala kompleksinin Hindu tanrıçası Vagdevi’ye ait bir tapınak olduğuna hükmetti. Kararla birlikte Müslümanların cuma namazı kılmasına imkân tanıyan önceki düzenleme iptal edilirken, Hindu gruplar alanda ritüel düzenledi.
Eklenme: 18.05.2026 16:14Hindistan’da Müslümanlara ait tarihi ibadet mekânlarını hedef alan tartışmalı yargı kararlarına bir yenisi daha eklendi.
Madhya Pradeş Yüksek Mahkemesi, Dhar kentinde bulunan ve yaklaşık 700 yıllık geçmişe sahip Kamal Maula Camisi’nin de içinde yer aldığı Bhojshala kompleksinin Hindu tanrıçası Vagdevi’ye adanmış bir tapınak olduğuna hükmetti. Mahkeme, 2003 yılında oluşturulan ve salı günleri Hinduların, cuma günleri Müslümanların ibadet etmesine imkân tanıyan düzenlemeyi de iptal etti.
Kararın ardından yoğun güvenlik önlemleri altında alana giren Hindu gruplar dini ritüeller gerçekleştirdi ve komplekse geçici bir tanrıça heykeli yerleştirildi.
Hindistan’ın Madhya Pradeş eyaletine bağlı Dhar kentindeki Bhojshala-Kamal Maula Camisi kompleksi hakkında açılan davada Yüksek Mahkeme tartışmalı bir karara imza attı.
Mahkeme, arkeolojik öneme sahip tarihi kompleksin Hindu tanrıçası Vagdevi’ye adanmış bir tapınak olduğuna hükmetti. Bu kararla birlikte Müslüman toplumunun cami üzerindeki hak iddiaları reddedildi.
Karar, Hindistan’da son yıllarda Müslümanlara ait tarihi cami ve ibadet mekânlarının “eski tapınak üzerine inşa edildiği” iddiasıyla hedef alınmasının yeni bir örneği olarak değerlendiriliyor.

Bhojshala-Kamal Maula kompleksi için 2003 yılında bir ibadet düzenlemesi yapılmıştı. Bu düzenlemeye göre salı günleri Hinduların, cuma günleri ise Müslümanların alanda ibadet etmesine izin veriliyordu.
Madhya Pradeş Yüksek Mahkemesi, aldığı son kararla bu düzenlemeyi de iptal etti. Böylece Müslümanların cuma namazı için alana erişimini sağlayan uygulama kaldırılmış oldu.
Mahkemenin bu kararı, Hindistan’daki mevcut ibadet yerleri yasaları ve dini mekânların statüsünün korunmasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Kararın ardından Bhojshala kompleksinde güvenlik önlemleri artırıldı. Yoğun güvenlik altında alana giren Hindu gruplar, dini ritüeller gerçekleştirdi.
Komplekse geçici bir Hindu tanrıçası heykelinin yerleştirildiği bildirildi. Bu adım, Müslüman toplumunda tarihi caminin fiilen tapınağa dönüştürülmesi yönünde yeni bir süreç başlatıldığı endişesine yol açtı.
Hindistan’daki Müslüman kuruluşlar, benzer uygulamaların ülkedeki dini çoğulculuğu ve Müslümanların ibadet haklarını hedef aldığını belirtiyor.
Müslüman tarafının avukatları, mahkeme kararının Hindistan’daki ibadet yerleri yasalarını ihlal ettiğini belirterek hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.
Avukatlar, kararın Yüksek Mahkeme’ye taşınacağını bildirdi. Müslüman toplumuna göre söz konusu karar, yalnızca bir tarihi caminin statüsünü değiştirmekle kalmıyor; aynı zamanda ülkedeki diğer tarihi İslami yapılar için de tehlikeli bir emsal oluşturuyor.
Müslüman tarafı, Bhojshala-Kamal Maula kompleksinde uzun yıllardır ibadet edildiğini ve caminin tarihi kimliğinin mahkeme kararıyla ortadan kaldırılamayacağını savunuyor.
Hindistan’da Başbakan Narendra Modi döneminde güç kazanan radikal Hindu milliyetçiliği, Müslümanlara ait tarihi ibadet mekânları üzerinde baskıyı artırdı.
Aşırı Hindu gruplar, ülkenin farklı bölgelerindeki camilerin eski Hindu tapınakları üzerine inşa edildiğini iddia ederek dava açıyor. Bu davalar, Müslüman toplumunun ibadet hakkını ve tarihi mirasını hedef alan daha geniş bir siyasi kampanyanın parçası olarak görülüyor.
Kamal Maula Camisi hakkındaki karar da Ayodhya, Gyanvapi ve Mathura gibi tartışmalı dosyaların ardından Hindistan’daki Müslümanların kutsal mekânlarına yönelik baskının devam ettiğini gösteriyor.

Bhojshala-Kamal Maula kompleksi, arkeolojik öneme sahip tarihi bir yapı olarak biliniyor. Müslümanlar burayı Kamal Maula Camisi olarak görürken, Hindu gruplar yapının Vagdevi’ye adanmış eski bir tapınak olduğunu savunuyor.
Bu tür ihtilaflar, Hindistan’da tarihsel ve dini mirasın siyasi kimlik mücadelesine dönüştürülmesine yol açıyor. Mahkeme kararlarıyla tarihi camilerin statüsünün değiştirilmesi, Müslümanların ülkedeki varlığına ve hafızasına yönelik sistematik bir baskı olarak değerlendiriliyor.
Hindistan’daki Müslümanlar, dini mekânlarının korunması için hukuki güvencelerin zayıflatıldığını ve radikal Hindu grupların yargı kararlarıyla desteklendiğini savunuyor.
Kamal Maula Camisi kararının ardından Hindistan’daki Müslüman toplumunda yeni endişeler oluştu. Müslümanlar, bu kararın başka tarihi camilere yönelik yeni davaların önünü açabileceğini düşünüyor.
Radikal Hindu grupların benzer iddialarla birçok İslami yapıyı hedef aldığı biliniyor. Bu nedenle Dhar’daki karar, yalnızca yerel bir dava sonucu değil, Hindistan’da Müslümanlara yönelik dini ve kültürel baskının yeni halkası olarak görülüyor.
Hindistan’da Müslümanların ibadet özgürlüğü, dini mirası ve toplumsal güvenliği her geçen gün daha fazla tehdit altında kalıyor.
Madhya Pradeş Yüksek Mahkemesi’nin kararıyla Kamal Maula Camisi’nin de bulunduğu Bhojshala kompleksi Hindu tapınağı olarak kabul edildi. Ancak Müslüman tarafı, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek mücadeleyi üst mahkemeye taşıyacak.
Hindistan’da Müslümanlara ait tarihi yapıların mahkeme kararlarıyla hedef alınması, ülkenin laik hukuk düzeni ve dini özgürlükler açısından ciddi bir sınavla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Kamal Maula Camisi dosyası, radikal Hindu milliyetçiliğinin tarihi miras üzerinden Müslümanlara yönelik baskısını artırdığı bir dönemde, Hindistan’daki İslamî mirasın korunması açısından kritik bir dava olarak öne çıkıyor.