News-1

Sıcak Bölgeler

G7’de Barış Konuşulurken Ukrayna, Moskova’ya Son 2 Yılın En Büyük Saldırısını Yaptı

Ukrayna, Moskova’ya son iki yılın en büyük İHA saldırılarından birini düzenleyerek Rusya’nın başkentindeki stratejik petrol rafinerisini hedef aldı. Saldırı, G7’de barış mesajlarının verildiği ve NATO’da Avrupa güvenliğinin tartışıldığı kritik bir dönemde yaşandı.

Eklenme: 18.06.2026 17:57
Bu Haberi
Paylaş

Fransa’daki G7 temaslarında diplomasi ve barış başlıkları öne çıkarılırken, Ukrayna ordusu Rusya’nın başkenti Moskova’ya geniş çaplı bir İHA saldırısı düzenledi.

Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, başkente yönelen yaklaşık 194 İHA’nın hava savunma sistemlerince imha edildiğini açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı ise saldırıların daha geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve ülke genelinde yüzlerce Ukrayna İHA’sının engellendiğini duyurdu. Buna rağmen bazı İHA’ların Moskova’nın güneydoğusundaki Kapotnya bölgesinde yer alan stratejik petrol rafinerisine ulaştığı, tesiste yangın ve patlamalara yol açtığı bildirildi.

G7 ve NATO masalarında barış konuşulurken yaşanan bu saldırı, Ukrayna-Rusya savaşında tırmanışın yeni bir aşamaya geçtiğini gösterdi.

MOSKOVA’YA SON 2 YILIN EN BÜYÜK İHA SALDIRISI

Ukrayna ordusu, Rusya’nın başkenti Moskova’yı hedef alan son iki yılın en kapsamlı İHA saldırılarından birini gerçekleştirdi.

Rus yetkililer, gece boyunca Moskova’ya ilerleyen yaklaşık 194 İHA’nın düşürüldüğünü açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı ise saldırının yalnızca başkentle sınırlı kalmadığını, Azak Denizi dahil geniş bir alanda toplam yüzlerce Ukrayna İHA’sının engellendiğini bildirdi.

Saldırıların büyüklüğü, Ukrayna’nın uzun menzilli İHA kapasitesinde ulaştığı yeni seviyeyi ve savaşın artık Rusya’nın başkentini daha sık hedef alabilecek bir aşamaya geldiğini ortaya koydu.

KAPOTNYA PETROL RAFİNERİSİ HEDEF ALINDI

Ukrayna’nın öncelikli hedefleri arasında Moskova’nın güneydoğusundaki Kapotnya bölgesinde yer alan Moskova Petrol Rafinerisi vardı.

Rafinerinin başkent Moskova’nın yakıt ihtiyacında önemli paya sahip olduğu belirtiliyor. Tesiste meydana gelen patlama ve yangınlar, Rusya’nın enerji altyapısının savaşın ana hedeflerinden biri haline geldiğini bir kez daha gösterdi.

Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, İHA’ların rafineriye yaklaştığı, hava savunma sistemlerinin devreye girdiği ve tesisten yoğun siyah dumanların yükseldiği görüldü.

RAFİNERİ İKİNCİ KEZ VURULDU

Moskova Petrol Rafinerisi’nin kısa süre içinde ikinci kez hedef alınması dikkat çekti.

Kapotnya’daki tesis daha önce de Ukrayna İHA’larının hedefi olmuş, tesiste yangın çıktığı bildirilmişti. Son saldırıyla birlikte rafinerinin yeniden vurulması, Ukrayna’nın Rusya’nın enerji üretim ve dağıtım hatlarını sistematik olarak baskı altına aldığını gösterdi.

Uzmanlar, Moskova rafinerisinin yalnızca ekonomik değil, askeri lojistik açısından da önemli olduğunu belirtiyor.

MOSKOVA HAVALİMANLARINDA UÇUŞLAR DURDURULDU

Büyük İHA saldırısı nedeniyle Moskova’daki ana havalimanlarında uçuşlar geçici olarak askıya alındı.

Hava savunma sistemlerinin devreye girmesi, düşen İHA enkazları ve güvenlik riski nedeniyle başkentte ulaşımda ciddi aksamalar yaşandı.

Saldırı sonrası Moskova çevresinde bazı binalarda hasar meydana geldiği, bir apartman ve spor salonunun da düşen enkazlardan etkilendiği aktarıldı.

EN AZ 16 KİŞİ YARALANDI

Moskova bölgesindeki yerel yetkililer, saldırılarda en az 16 kişinin yaralandığını açıkladı.

Yaralanmaların büyük kısmının düşen İHA parçaları, patlama etkisi ve çevrede oluşan hasardan kaynaklandığı bildirildi. Saldırı, Moskova halkı üzerinde de psikolojik etki oluşturdu.

Savaşın cephe hattından uzak görülen Rus başkentine bu ölçekte bir saldırı düzenlenmesi, Moskova’nın artık savaşın doğrudan etkilerinden muaf olmadığını gösterdi.

UKRAYNA ROSTOV’DA PETROL DEPOSUNU DA VURDU

Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı, Moskova’daki rafineri saldırısının yanı sıra Rusya’nın Rostov bölgesindeki bir petrol deposunun da başarıyla vurulduğunu duyurdu.

Ukrayna son aylarda Rusya’nın petrol rafinerileri, depolama tesisleri, lojistik hatları ve askeri ikmal merkezlerini hedef alan operasyonlarını artırdı.

Bu saldırılar, Rusya’nın savaş finansmanında önemli yer tutan enerji gelirlerini ve askeri lojistik kapasitesini zayıflatmayı amaçlıyor.

ZELENSKİ: HAKLI BİR YANIT

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Brüksel’de NATO liderleriyle temaslarını sürdürdüğü sırada yaptığı açıklamada saldırıları Rusya’nın Ukrayna şehirlerine düzenlediği saldırılara “haklı bir yanıt” olarak nitelendirdi.

Zelenski, Ukrayna’nın orta ve uzun menzilli operasyonlarının etkinliğinin ortakları tarafından takdir edildiğini belirtti.

Kiev yönetimi, Rusya’nın enerji altyapısını hedef alan saldırıları “uzun menzilli yaptırımlar” olarak tanımlıyor ve bu hamlelerle Moskova’nın savaş kapasitesini baskı altına almaya çalışıyor.

RUSYA FÜZE VE İHA’LARLA KARŞILIK VERDİ

Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya’nın saldırılara füze ve İHA’larla karşılık verdiğini bildirdi.

Rus ordusunun misilleme saldırılarında Kiev, Poltava ve diğer bölgelerde enerji altyapısı, petrol tesisleri, bir hangar ve bazı sivil yapılar hedef alındı.

Rusya’nın saldırıları, Ukrayna’nın Moskova’daki enerji altyapısını vurmasının ardından savaşın karşılıklı derin saldırılarla daha tehlikeli bir evreye taşındığını gösterdi.

G7’DE BARIŞ MESAJI, SAHADA TIRMANIŞ

Moskova’ya düzenlenen büyük saldırı, G7 zirvesinde barış ve diplomasi mesajlarının öne çıktığı bir dönemde yaşandı.

G7’de Ukrayna’ya destek, Rusya’ya baskı ve savaşın geleceği konuşulurken, sahada taraflar arasındaki çatışma daha da sertleşti.

Bu tablo, Batı’nın diplomasi söylemiyle sahadaki askeri tırmanış arasındaki çelişkiyi bir kez daha ortaya koydu.

BRÜKSEL’DE NATO MASASI KURULDU

Saldırıların yaşandığı dönemde Brüksel’de NATO Savunma Bakanları Toplantısı düzenlendi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ukrayna’nın cephede direnç gösterdiğini savunarak müttefiklerin Kiev’e füze savunma sistemleri ve silah tedariki konusunda görüşmeleri sürdürdüğünü açıkladı.

NATO, bir yandan Ukrayna’ya askeri desteği artırma mesajı verirken, diğer yandan Avrupa güvenliğinde ABD’nin rolünün azalabileceği yeni bir döneme hazırlanıyor.

ABD’NİN AVRUPA’DAKİ ASKERİ VARLIĞI AZALABİLİR

Brüksel’deki toplantı, ABD’nin Avrupa’daki NATO güçlerini azaltma planlarının tartışıldığı kritik bir döneme denk geldi.

Trump yönetiminin Avrupa’daki askeri varlığını azaltmayı ve NATO operasyonlarına tahsis edilen savaş uçağı ile savaş gemisi sayısını düşürmeyi planladığı belirtiliyor.

Bu gelişme, Avrupa ülkelerini kendi savunma yüklerini daha fazla üstlenmeye zorlarken, Ukrayna savaşının yükünün de giderek Avrupa’nın omuzlarına bırakılacağı yorumlarına neden oluyor.

RUTTE ENDİŞELERİ YATIŞTIRMAYA ÇALIŞTI

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığının azaltılmasına ilişkin endişeleri yatıştırmaya çalıştı.

Rutte, Avrupalı müttefiklerin oluşabilecek boşluğu doldurmak için savunma kapasitelerini artırdığını söyledi.

Ancak ABD’nin askeri varlığını azaltma ihtimali, NATO içinde güç dengeleri ve Ukrayna’ya verilecek desteğin sürdürülebilirliği konusunda yeni soru işaretleri oluşturdu.

ABD, AVRUPA’YA DAHA FAZLA YÜK BIRAKIYOR

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Avrupa’nın kendi konvansiyonel savunmasını üstlenme konusunda artık daha yetkin olduğunu belirtti.

Hegseth, bazı müttefiklerin savunma taahhütlerini artırması gerektiğini vurguladı.

Washington’un bu yaklaşımı, ABD’nin küresel askeri yüklerini yeniden dağıtmak istediğini ve Avrupa’nın güvenlik maliyetlerini daha fazla üstlenmesini beklediğini gösteriyor.

RUSYA’NIN ENERJİ GELİRLERİ HEDEFTE

Ukrayna’nın Moskova ve Rostov’daki petrol tesislerini hedef alması, Rusya’nın savaş ekonomisini doğrudan vurma stratejisinin parçası olarak görülüyor.

Rusya devlet bütçesinin önemli bir bölümü enerji gelirlerine dayanıyor. Bu nedenle petrol rafinerileri, depolar ve dağıtım tesisleri Kiev için stratejik hedefler arasında yer alıyor.

Ukrayna, cephede Rus ilerleyişini durdurmakta zorlandığı dönemlerde, Rusya’nın iç bölgelerindeki enerji altyapısını hedef alarak Moskova üzerindeki baskıyı artırmaya çalışıyor.

MOSKOVA ARTIK GÜVENLİ ALAN DEĞİL

Son saldırı, Moskova’nın savaşın etkilerinden uzak ve güvenli bir merkez olduğu algısını sarstı.

Başkentte hava savunma sistemlerinin yoğun şekilde devreye girmesi, havalimanlarının kapatılması, rafineride patlamalar yaşanması ve sivil bölgelerde hasar oluşması, savaşın Rusya’nın merkezine taşındığını gösterdi.

Bu durum, Kremlin üzerindeki iç baskıyı artırabilecek psikolojik bir etki oluşturdu.

BATI’NIN SAVAŞ POLİTİKASI ÇELİŞKİLİ

G7 ve NATO toplantılarında barış vurgusu yapılırken, sahada Ukrayna’ya daha fazla silah, daha fazla füze savunma sistemi ve daha uzun menzilli saldırı kabiliyeti sağlanması konuşuluyor.

Bu çelişki, Batı’nın Ukrayna savaşını diplomasiyle bitirmekten çok, Rusya’yı yıpratacak uzun soluklu bir mücadeleye dönüştürdüğü eleştirilerini güçlendiriyor.

ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma planları ise Washington’un savaşın yükünü müttefiklerine daha fazla devretmeye hazırlandığını gösteriyor.

SAVAŞTA YENİ TIRMANIŞ DÖNEMİ

Moskova’ya düzenlenen büyük İHA saldırısı, Ukrayna-Rusya savaşında yeni bir tırmanış döneminin işareti olarak görülüyor.

Ukrayna, Rusya’nın enerji altyapısını daha sık ve daha derin hedef almaya başlarken, Moskova da Ukrayna şehirlerine füze ve İHA saldırılarıyla karşılık veriyor.

Bu karşılıklı saldırı döngüsü, diplomasi masasında barış konuşulsa bile sahada savaşın daha geniş ve daha yıkıcı bir biçimde sürdüğünü ortaya koyuyor.

G7 GÖLGESİNDE MOSKOVA’YA DARBE

G7’de barış mesajları verilirken Moskova’da rafinerilerin vurulması, savaşın diplomatik gündemle askeri gerçeklik arasındaki uçurumu büyüttüğünü gösterdi.

Ukrayna açısından saldırı, Rusya’nın savaş kapasitesine ve enerji gelirlerine karşı stratejik bir hamle olarak sunuluyor. Rusya açısından ise bu operasyon, başkentin güvenliğini ve hava savunma kabiliyetini sorgulatan ağır bir meydan okuma anlamına geliyor.

Önümüzdeki süreçte hem Rusya’nın misillemeleri hem de NATO’nun Ukrayna’ya sağlayacağı yeni askeri destek, savaşın seyrinde belirleyici olacak.