Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Ituri eyaletinde yeni Ebola salgını doğrulandı. Afrika CDC, şu ana kadar 246 şüpheli vaka ve 65 ölüm kaydedildiğini açıklarken, Uganda ve Güney Sudan sınırına yakın bölgede nüfus hareketliliği nedeniyle salgının yayılma riskine dikkat çekildi.
Eklenme: 15.05.2026 17:42Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki Ituri eyaletinde yeni bir Ebola salgını alarmı verildi. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, bölgede 246 şüpheli vaka ve 65 ölüm kaydedildiğini duyurdu.
Ön laboratuvar sonuçlarına göre test edilen 20 numunenin 13’ünde Ebola virüsü tespit edildi. Laboratuvar tarafından doğrulanmış vakalar arasında dört ölüm bildirildi. Salgının özellikle Mongwalu ve Rwampara sağlık bölgelerinde yoğunlaştığı, Ituri’nin başkenti Bunia’da da doğrulanmayı bekleyen şüpheli vakaların bulunduğu açıklandı.
Afrika CDC, yoğun nüfus hareketliliği, madencilik faaliyetleri, güvenlik sorunları ve sınır geçişleri nedeniyle salgının bölgesel yayılma riskine karşı acil koordinasyon çağrısı yaptı.
Kongo’nun doğusunda yer alan Ituri eyaletinde yeni Ebola salgını doğrulandı. Afrika CDC, salgının özellikle Mongwalu ve Rwampara sağlık bölgelerinde etkili olduğunu bildirdi.
İlk verilere göre 246 şüpheli vaka tespit edildi, 65 kişi hayatını kaybetti. Laboratuvar tarafından doğrulanan vakalar arasında da dört ölüm kayda geçti.
Bunia’da da teyit bekleyen şüpheli vakaların bildirilmesi, salgının eyalet merkezi ve çevresine yayılma ihtimaline ilişkin endişeleri artırdı.

Afrika CDC, ön laboratuvar sonuçlarında test edilen 20 numunenin 13’ünde Ebola virüsü tespit edildiğini açıkladı.
Virüsün hangi tür olduğunun netleşmesi için genetik dizileme çalışmalarının sürdüğü bildirildi. İlk bulgular, salgının Ebola’nın en ölümcül türlerinden biri olarak bilinen Zaire varyantı olmayabileceğine işaret ediyor.
Bu durum, mevcut aşı ve tedavi imkânlarının etkinliği açısından yeni soru işaretleri oluşturdu. Çünkü geçmiş salgınlarda kullanılan bazı aşı ve tedaviler özellikle Zaire türüne karşı geliştirilmişti.
Afrika CDC, Ituri’deki salgının daha geniş bir alana yayılma riski taşıdığını açıkladı. Bölgenin Uganda ve Güney Sudan sınırına yakın olması, sınır ötesi bulaşma ihtimalini artırıyor.
Yetkililer, özellikle Mongwalu’daki madencilik faaliyetleri nedeniyle yoğun nüfus hareketliliği yaşandığını, bunun da temas takibini ve salgın kontrolünü zorlaştırdığını belirtiyor.
Ituri’deki güvenlik sorunları, zayıf yol ağı, sağlık altyapısındaki eksiklikler ve bazı bölgelerdeki çatışmalar da müdahale çalışmalarını güçleştiriyor.

Afrika CDC Genel Müdürü Jean Kaseya, salgının kontrol altına alınması için hızlı bölgesel koordinasyonun şart olduğunu vurguladı.
Kaseya, “Etkilenen bölgeler ve komşu ülkeler arasındaki yüksek nüfus hareketi göz önüne alındığında, hızlı bölgesel koordinasyon şarttır. Sürveyans, hazırlık ve müdahaleyi güçlendirmek ve salgının mümkün olan en kısa sürede kontrol altına alınmasına yardımcı olmak için Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Uganda, Güney Sudan ve ortaklarımızla birlikte çalışıyoruz” dedi.
Afrika CDC, Kongo, Uganda, Güney Sudan, Birleşmiş Milletler kuruluşları ve diğer ortaklarla acil üst düzey koordinasyon toplantısı düzenleneceğini duyurdu.
Toplantıda acil müdahale öncelikleri, sınır ötesi koordinasyon, sürveyans, laboratuvar desteği, enfeksiyon önleme ve kontrol çalışmaları ele alınacak.
Ayrıca risk iletişimi, güvenli ve onurlu defin uygulamaları, kaynak seferberliği ve sağlık ekiplerinin sahadaki güvenliği de gündemin önemli başlıkları arasında yer alacak.
Yetkililer, salgının Uganda ve Güney Sudan’a sıçramasını önlemek için sınır bölgelerinde tarama ve bilgilendirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Ebola virüsü, enfekte kişilerin kan, kusmuk, dışkı, tükürük, meni ve diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşabiliyor. Virüs ayrıca enfekte kişilerin kullandığı eşyalar, kirlenmiş yüzeyler ve cenaze işlemleri sırasında da yayılabiliyor.
Ebola nadir görülen ancak ağır seyreden bir hastalık olarak biliniyor. Hastalık yüksek ateş, halsizlik, kas ağrısı, kusma, ishal ve bazı vakalarda kanamalarla ortaya çıkabiliyor.
Erken teşhis, izolasyon, temas takibi, koruyucu ekipman kullanımı ve güvenli defin uygulamaları salgının kontrol altına alınmasında kritik önem taşıyor.

Afrika CDC, etkilenen ve risk altındaki bölgelerde yaşayan halka semptomları derhal bildirme çağrısı yaptı.
Yetkililer, şüpheli vakalarla doğrudan temastan kaçınılmasını, sağlık ekipleriyle iş birliği yapılmasını ve ulusal sağlık makamlarının yönlendirmelerine uyulmasını istedi.
Salgın bölgelerinde toplulukların doğru bilgilendirilmesi, panik ve yanlış bilgilerin önlenmesi, Ebola ile mücadelede en önemli başlıklardan biri olarak görülüyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Ebola virüsünün ilk kez tespit edildiği 1976 yılından bu yana çok sayıda salgın yaşadı. Son salgın, ülkede kayıtlara geçen 17. Ebola salgını olarak açıklandı.
Kongo’nun doğusunda 2018-2020 yılları arasında yaşanan Ebola salgınında 1000’den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Ülkede son Ebola salgınının 43 ölümün ardından sona erdiğinin ilan edilmesinden yaklaşık beş ay sonra yeni salgının ortaya çıkması, halk sağlığı sisteminin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi.
Ituri eyaleti, Kongo’nun başkenti Kinşasa’ya bin kilometreden fazla uzaklıkta, altyapı imkanlarının sınırlı olduğu bir bölgede yer alıyor. Zayıf yol ağı, sağlık merkezlerine ulaşımda yaşanan zorluklar ve güvenlik sorunları salgınla mücadeleyi ağırlaştırıyor.
Bölgedeki silahlı gruplar ve yerinden edilme hareketleri de sağlık ekiplerinin sahada güvenli biçimde çalışmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle Ebola salgını yalnızca tıbbi bir kriz değil, aynı zamanda güvenlik, insani yardım ve bölgesel koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir tehdit olarak öne çıkıyor.