News-1

Sıcak Bölgeler

Siyonist Ben-Gvir Ezana da Savaş Açtı

İsrail işgal rejiminin aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, işgal altındaki Filistin topraklarında camilerden yükselen ezanı susturmayı hedefleyen yasa tasarısını yeniden gündeme taşıdı. Tasarı, camilerde hoparlör kullanımını izne bağlamayı, polise müdahale yetkisi vermeyi ve ihlal durumunda ağır para cezaları uygulamayı öngörüyor.

Eklenme: 03.06.2026 14:03
Bu Haberi
Paylaş

Filistin halkına, Mescid-i Aksa’ya ve İslami değerlere yönelik saldırgan tutumuyla bilinen Siyonist Bakan Itamar Ben-Gvir, bu kez doğrudan ezanı hedef aldı.

Sosyal medya hesabından paylaştığı videoda camilerden yükselen ezan sesinden rahatsız olduğunu söyleyen Ben-Gvir, "Bu durumu değiştireceğim" ifadelerini kullandı. Aşırı sağcı Yahudi Gücü Partisi tarafından desteklenen yasa tasarısı, işgal altındaki topraklarda Müslümanların ibadet özgürlüğünü hedef alan yeni bir baskı aracı olarak değerlendiriliyor.

BEN-GVIR EZANI HEDEF ALDI

İsrail işgal rejiminin Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistin’deki camilerden yükselen ezan sesini hedef alan açıklamalarıyla bir kez daha tepki çekti.

Ben-Gvir, sosyal medya hesabından yayımladığı videoda camilerden gelen ezan sesini “rahatsız edici” olarak nitelendirdi. Aşırı sağcı bakan, ezanı susturmaya yönelik girişimini savunarak, "Camilerden gelen gürültüyü keserim" ifadelerini kullandı.

İşgal rejimi içinde en radikal isimlerden biri olarak öne çıkan Ben-Gvir’in sözleri, Filistinlilerin dini kimliğine ve İslami sembollere yönelik sistematik baskının yeni bir halkası olarak yorumlandı.

YASA TASARISI MECLİS SÜRECİNE TAŞINDI

Ben-Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü Partisi’nin desteklediği yasa tasarısı, camilerde ezan sesini kısıtlamayı hedefliyor. Tasarı, 31 Mayıs 2026’da İsrail Bakanlar Yasama Komitesi tarafından onaylanarak Meclis sürecine taşındı.

Düzenlemeye göre camilerde ses sistemi kurulması veya mevcut ses sistemlerinin çalıştırılması özel izne bağlanacak. İzinlerin, sözde “gürültü seviyesi” ve caminin yerleşim alanlarına yakınlığı gibi kriterlere göre verilmesi planlanıyor.

Bu şartlara uymayan camilere ise ağır para cezaları uygulanması öngörülüyor. Tasarı kapsamında izinsiz ses sistemi kuran veya çalıştıranlara 50 bin şekele kadar para cezası verilmesi gündeme getiriliyor.

CAMİLERE MÜDAHALE YETKİSİ VERİLMEK İSTENİYOR

Tasarı yalnızca para cezasıyla sınırlı kalmıyor. Düzenleme, işgal polisinin camilerdeki ses sistemlerine müdahale etmesine ve hoparlörlere el koymasına da zemin hazırlıyor.

Bu yönüyle yasa tasarısı, işgal rejiminin Filistinlilere yönelik baskısını dini alanlara taşıyan yeni bir araç olarak öne çıkıyor. Ezanı “gürültü” olarak gösteren tasarı, Müslümanların en temel ibadet çağrısını kriminalize etmeyi hedefliyor.

Ben-Gvir, 2024 yılında da polise camilerdeki hoparlörlere el koyma ve ezan nedeniyle para cezası uygulama talimatı vermişti. Bu karar, Filistinliler ve İslam dünyasında büyük tepkiyle karşılanmıştı.

MESCİD-İ AKSA İMAMINDAN TEPKİ

Mescid-i Aksa İmamı Şeyh İkrime Sabri, ezanı yasaklamaya yönelik girişimin tehlikeli bir aşamaya taşındığını belirtti.

Sabri, işgal rejiminin işgal altındaki topraklarda mevcut dini statükoyu değiştirme hakkı olmadığını vurguladı. Ezanı hedef alan düzenlemenin, yalnızca teknik bir “gürültü” meselesi değil, Müslümanların dini varlığına ve Filistin’in İslami kimliğine yönelik açık bir saldırı olduğu değerlendiriliyor.

İşgal rejiminin Mescid-i Aksa’ya yönelik baskıları, Filistinli esirlere karşı uygulamaları, yerleşimci şiddetine verdiği destek ve şimdi de ezanı hedef alan adımları, İsrail’in dini ve kültürel varlığı silmeye dönük politikalarını bir kez daha gözler önüne serdi.

EZAN FİLİSTİN’İN İSLAMİ KİMLİĞİNİN SEMBOLÜ

Ezan, Filistin’de yalnızca bir ibadet çağrısı değil, aynı zamanda işgal altındaki topraklarda Müslüman varlığının ve İslami kimliğin en güçlü sembollerinden biri olarak görülüyor.

İsrail işgal rejimi, yıllardır Filistinlilerin topraklarını gasbeden, kutsal mekanlara baskın düzenleyen ve Mescid-i Aksa’daki statükoyu değiştirmeye çalışan politikalar izliyor. Ben-Gvir’in ezanı hedef alan çıkışı da bu politikanın dini alandaki yeni uzantısı olarak değerlendiriliyor.

Aşırı sağcı Siyonist çevrelerin camilerden yükselen ezanı hedef göstermesi, Filistin halkının günlük hayatını, ibadet özgürlüğünü ve manevi değerlerini baskı altına alma çabasının bir parçası olarak öne çıkıyor.

İSLAM DÜNYASINA AÇIK MESAJ

Ben-Gvir’in ezana karşı başlattığı girişim, yalnızca Filistinlilere değil, bütün İslam dünyasına yönelmiş provokatif bir mesaj niteliği taşıyor.

İşgal rejiminin bu adımı, Gazze’de sürdürdüğü katliamlar, Batı Şeria’daki baskınlar, Mescid-i Aksa’ya yönelik ihlaller ve Filistin halkına karşı sistematik zulümle birlikte değerlendirildiğinde, Müslümanların kutsallarını hedef alan daha geniş bir politikanın parçası olarak görülüyor.

Ezanı susturmayı hedefleyen yasa tasarısı, İsrail işgal rejiminin yalnızca toprağı değil, sesi, kimliği ve inancı da hedef aldığını gösteriyor.