Üst düzey bir ABD’li yetkili, işgal rejimi İsrail ile Hizbullah’ın cuma günü yerel saatle 16.00’da başlayacak ateşkes konusunda anlaştığını açıkladı. Ateşkesin ABD ve Katar arabuluculuğunda, İran’ın da dahliyle sağlandığı belirtilirken, işgal rejimi İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki işgal bölgelerinden çekilmeyeceğini bildirmesi sürecin kırılganlığını artırdı.
Eklenme: 19.06.2026 18:07Lübnan’da günlerdir süren kanlı saldırıların ardından işgal rejimi İsrail ile Hizbullah arasında yeni bir ateşkes anlaşmasına varıldığı bildirildi.
Üst düzey bir ABD’li yetkili, ateşkesin cuma günü yerel saatle 16.00’da yürürlüğe gireceğini duyurdu. Yetkili, anlaşmanın ABD ve Katar müzakerecilerinin çabalarıyla, İran’ın da sürece katkı sunması sonucu sağlandığını belirtti. Hizbullah kaynakları ateşkes ilanıyla birlikte uygulamaya geçtiklerini açıklarken, işgal rejimi İsrail tarafı ateşkesin yürürlüğe girdiğini ancak Lübnan’ın güneyinde işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini bildirdi.
Lübnan basını ise ateşkese rağmen Nebatiye ve güneydeki bazı beldelere saldırıların sürdüğünü, ölü ve yaralıların bulunduğunu aktardı.
Üst düzey bir ABD’li yetkili, işgal rejimi İsrail ile Hizbullah’ın cuma günü yerel saatle 16.00’da başlayacak ateşkes konusunda anlaştığını açıkladı.
Yetkili, “Hizbullah ve İsrail ateşkes konusunda anlaştı” ifadesini kullanarak, anlaşmanın bölgedeki gerilimi düşürmeyi hedeflediğini belirtti.
Ateşkesin, Lübnan’da artan can kayıpları ve ABD-İran mutabakatının geleceğini tehdit eden yeni tırmanışın ardından devreye girdiği bildirildi.
Ateşkes anlaşmasının ABD ve Katar arabuluculuğunda sağlandığı belirtildi.
ABD’li yetkili, müzakere sürecinde İran’ın da etkili rol oynadığını ifade etti. Bu durum, Lübnan cephesindeki gerilimin yalnızca işgal rejimi İsrail ile Hizbullah arasındaki bir çatışma olmadığını, doğrudan bölgesel denklemin parçası haline geldiğini gösterdi.
Katar’ın arabuluculuk rolü, Gazze ve İran dosyalarında olduğu gibi Lübnan hattında da öne çıktı.
Ateşkesin sağlanmasında İran’ın sürece dahil olmasının etkili olduğu belirtiliyor.
Tahran, ABD ile yürütülen mutabakat sürecinde Lübnan cephesindeki saldırıların durdurulmasını önemli şartlardan biri olarak öne çıkarıyordu.
İşgal rejimi İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları, ABD-İran mutabakatının uygulanmasını tehlikeye atarken, yeni ateşkesin bu diplomatik süreci yeniden rayına oturtmayı hedeflediği değerlendiriliyor.
Hizbullah kaynakları, ateşkes ilanının ardından uygulamaya geçtiklerini açıkladı.
Kaynaklar, “Ateşkes dendikten sonra biz uygulamaya başladık” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, Hizbullah’ın ateşkese bağlı kalacağını ancak işgal rejimi İsrail’in saldırıları sürdürmesi halinde karşılık verme hakkını saklı tutacağı şeklinde yorumlandı.
İşgal rejimi İsrail basınında yer alan bilgilere göre İsrailli yetkililer, Hizbullah ile yeni ateşkesin devreye girdiğini doğruladı.
Ancak işgal rejimi İsrail, Lübnan’ın güneyinde işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini bildirdi.
Bu açıklama, ateşkesin daha ilk saatlerinde en büyük kriz başlığı olarak öne çıktı. Lübnan tarafı açısından işgal güçlerinin ülkeden çekilmemesi, ateşkesin eksik ve kırılgan kalacağı anlamına geliyor.
🗣️ Soykırımcı Netanyahu:
— Afroasya Today (@afroasyatoday) June 19, 2026
⚫ Gazze çevresindeki yerleşimlere nasıl güvenlik ve refahı geri getirdiysek, kuzeydeki yerleşimlere de aynı şekilde güvenlik ve refahı geri getireceğiz.
⚫ Bunun için Lübnan'ın güneyindeki "güvenlik bölgesini" korumamız ve İsrail'in güvenlik… pic.twitter.com/rqnSswwEO2
Lübnan basını, ateşkese rağmen işgal rejimi İsrail’in Nebatiye ve Lübnan’ın güneyindeki bazı beldelere art arda hava saldırıları düzenlediğini bildirdi.
Saldırılarda ölü ve yaralıların bulunduğu aktarıldı. Bu gelişme, işgal rejimi İsrail’in daha önceki ateşkes süreçlerinde olduğu gibi yeni anlaşmayı da sahada ihlal edebileceği endişesini artırdı.
Lübnanlı kaynaklar, işgal rejimi İsrail’in ateşkes açıklamalarına rağmen saldırılarını sürdürmesinin güven ortamını zayıflattığını belirtiyor.
Nebatiye, son haftalarda işgal rejimi İsrail’in Lübnan’ın güneyinde en yoğun hedef aldığı bölgelerden biri oldu.
Kent ve çevresindeki beldeler, hava saldırıları, topçu bombardımanları ve İHA saldırılarıyla ağır hasar gördü. Çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği, yerleşim alanlarının zarar gördüğü ve bölgeden yeni göç hareketlerinin başladığı bildirildi.
Ateşkes haberine rağmen Nebatiye çevresindeki saldırı iddiaları, bölgedeki sivillerin güvenlik kaygılarını daha da artırdı.
Lübnan'ın Güneyinde Kanlı Gece: Can Kaybı 25'i Geçti!
— Afroasya Today (@afroasyatoday) June 19, 2026
⚫ Soykırımcı İsrail'in dün gece Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye bölgesine düzenlediği hava saldırıları ve topçu ateşinde, can kaybının 25'i geçtiği bildirildi. pic.twitter.com/4XGzwQVQGv
Yeni ateşkes, ABD ile İran arasında imzalanan İslamabad Mutabakatı’nın hemen ardından gündeme geldi.
Söz konusu mutabakat, Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın durdurulmasını, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını kaldırmasını öngörüyordu.
Ancak işgal rejimi İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları, bu mutabakatın uygulanmasını daha ilk günlerden krize sokmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile mutabakatı överken işgal rejimi İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını eleştirmişti.
Trump, Gazze kasabı Netanyahu’ya yönelik olarak “Bibi, biraz daha yumuşak davranabilirsin. Hizbullah’tan biri bir binaya girdi diye her seferinde o binayı yıkmana gerek yok” ifadelerini kullanmıştı.
Trump’ın bu sözleri, Washington’un işgal rejimi İsrail’in Lübnan saldırılarının bölgesel anlaşmaları sabote edebileceğini gördüğünü ortaya koydu.
🗣️ Trump:
— Afroasya Today (@afroasyatoday) June 16, 2026
⚫ Şu an Suriye'yi yöneten adam, benim oraya getirttiğim biri. Bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer kişilerle birlikte yaptık.
⚫ Ülkeyi toparlama konusunda iyi iş çıkardı ve Hizbullah konusunda da iyidir.
⚫ İsrail Hizbullah işini herkesi öldürmeden halledemiyorsa o… pic.twitter.com/6DKzDpKuAh
Yeni ateşkes anlaşmasına rağmen sahadaki tablo son derece kırılgan görünüyor.
İşgal rejimi İsrail’in Lübnan’ın güneyinde işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini açıklaması, Hizbullah’ın ve Lübnan tarafının tepkisine yol açabilecek en önemli başlık olarak öne çıkıyor.
Ayrıca ateşkesin hemen ardından saldırı iddialarının gelmesi, anlaşmanın uygulanması konusunda ciddi soru işaretleri oluşturdu.
Lübnan ile işgal rejimi İsrail arasında son aylarda farklı ateşkes düzenlemeleri gündeme gelmişti.
Ancak işgal rejimi İsrail, birçok kez ateşkeslere rağmen Lübnan’ın güneyine hava saldırıları ve topçu bombardımanları düzenledi. Lübnan makamları, ateşkes dönemlerinde dahi işgal rejiminin binlerce saldırı gerçekleştirdiğini açıklamıştı.
Bu nedenle yeni anlaşmanın kalıcı olup olmayacağı, büyük ölçüde işgal rejimi İsrail’in sahadaki tutumuna bağlı olacak.
İşgal rejimi İsrail’in saldırıları nedeniyle Lübnan’ın güneyinde büyük bir insani kriz yaşanıyor.
Binlerce aile evlerini terk etmek zorunda kaldı, yerleşim alanları ağır hasar gördü, tarım arazileri ve altyapı hedef alındı.
Ateşkesin uygulanması halinde güneydeki siviller için kısmi bir nefes alma imkanı doğabilir. Ancak işgal güçlerinin çekilmeyeceğini duyurması, kalıcı güvenlik ortamının henüz oluşmadığını gösteriyor.
Siyonist rejimin Lübnan’daki saldırgan tutumu, yeni ateşkesin önündeki en büyük tehdit olarak değerlendiriliyor.
Gazze’de soykırımı sürdüren, Suriye’ye saldırılar düzenleyen ve Lübnan’da işgal alanını genişletmeye çalışan işgal rejimi İsrail, bölgesel barış süreçlerini sık sık askeri saldırılarla sabote ediyor.
Yeni ateşkesin kalıcı hale gelmesi için işgal güçlerinin saldırıları durdurması, Lübnan topraklarından çekilmesi ve ülkenin egemenliğine saygı göstermesi gerekiyor.
İşgal rejimi İsrail ile Hizbullah arasında duyurulan ateşkes, yalnızca Lübnan için değil, ABD-İran mutabakatı ve Orta Doğu’daki geniş gerilim hattı açısından da kritik öneme sahip.
Ateşkesin uygulanması, İran ile ABD arasındaki 60 günlük nihai anlaşma sürecinin ilerlemesine katkı sağlayabilir.
Ancak işgal rejimi İsrail’in Lübnan’da saldırıları sürdürmesi halinde hem ateşkes hem de bölgesel diplomasi yeniden çökme riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Ateşkesin ilan edilmesi bölgede geçici bir umut oluştursa da asıl belirleyici unsur sahadaki uygulama olacak.
Hizbullah ateşkesi uygulamaya başladığını duyururken, işgal rejimi İsrail’in çekilmeme kararı ve saldırı iddiaları anlaşmanın geleceğini belirsizleştirdi.
Önümüzdeki saatler, ateşkesin gerçek bir sükunet mi getireceğini yoksa işgal rejimi İsrail’in yeni ihlalleriyle kısa sürede çökecek bir ara durak mı olacağını gösterecek.